Şair Hazzı, Filozof Titizliği : A. Kadir Paksoy’un Kaleminden Rousseau

Şair Hazzı, Filozof Titizliği : A. Kadir Paksoy’un Kaleminden Rousseau
Yayınlama: 27.08.2026 00:00
A+
A-

A.Paksoy’un Fransız düşünür Jean-Jacques Rousseau’dan Türkçeye kazandırdığı “Julie ya da Yeni Héloïse” (Julie, ou la nouvelle Héloïse) adlı anıtsal felsefi roman çevirisi üzerinde duracağım bugünkü yazımda.

Cemal Süreya, “Uzat Saçlarını Frigya” kitabının 188.sayfasında çevirmen için şöyle diyor :

“….çevirmen, bir kitabı kendisi için olduğundan çok, başkaları için okuyan kişidir. Ulusları birbirine açıklayan, ömrünü onların kültür ballarını birbirine iletmekte geçiren bir adam. Uluslararası zenginliklerin taşıyıcılığını üstlenmiş kimse”.

Adı geçen kitabın 187.sayfasında ise Maurice Coindeau da şunları söylüyor çeviri için :

“Gerçekte, bir yeniden üretimdir çeviri. Yapıt öyle çevrilmeli ki, okurda onun bir çeviri olduğu izlenimi uyanmamalı. Başka bir deyişle, çevirmen bir yandan asıl metne tam bağlılığını yitirmemeli, bir yandan da tam anlamıyla ayrılmalı ondan; bağımlı olmamalı”.

Sevgili arkadaşım, “şair babam”, da çevirilerinde yukarda belirtilen kuralı titizlikle uygulayan biri.

Eserin ve Çevirinin Edebi Bağlamı

Rousseau’nun 18. yüzyılda kaleme aldığı bu eser, mektup-roman (epistolary novel) formundadır. Aşk, ahlak, doğa, bireysel özgürlük ve toplumsal normlar arasındaki gerilimi konu alır. Metin; romantizmin öncülü sayılan yoğun bir duygu tonu ile Aydınlanma Çağı’nın mantık ve felsefi argümanlarını aynı potada eritir.

Paksoy’un bu metni çevirmedeki edebi başarısı, 18. yüzyıl Fransızcasının ağdalı ve felsefi yapısını, Türkçenin estetik olanaklarıyla harmanlayarak dönemin ruhunu kaybettirmeden sunabilmesinde yatar.

Çeviribilimsel Analiz

A- Çeviri Stratejisi: Yabancılaştırma ve Yerlileştirme Dengesi

Tarihsel ve Kültürel Dokunun Korunması: Paksoy, metni günümüz Türkçesine aktarırken aşırı modernleştirmeye (güncelleştirmeye) gitmez. Rousseau’nun felsefi terminolojisini ve dönemin edebi hitap biçimlerini koruyarak okuru 18. yüzyıl Cenevre/Fransa atmosferine taşır (Yabancılaştırma / Foreignization).

Anlatım Akıcılığı: Ağdalı Fransızca cümle yapılarını Türkçenin söz varlığı ve sentaksı içinde doğallaştırarak okumayı güçleştiren yapay pürüzleri ortadan kaldırır (Yerlileştirme / Domestication).

B-Mektup Formu ve Çok-Seslilik (Polyphony)

Roman, farklı karakterlerin birbirine yazdığı mektuplardan oluşur. Julie, Saint-Preux, Claire ve Wolmar gibi karakterlerin her birinin dili ve duygusal tonu farklıdır.

Paksoy’un Yaklaşımı: Her karakterin mektubundaki ton farkını Türkçeye yansıtmayı başarır. Saint-Preux’nün coşkulu ve tutkulu söylemini ritmik ve imgesel bir Türkçeyle aktarırken, Wolmar’ın soğukkanlı ve rasyonel analizlerini daha sade, mantıksal bir dil dizilimiyle sunar.

C- Felsefi Kavramların ve Terminolojinin Aktarımı

Rousseau metinleri; doğa (nature), erdem (vertu), tutku (passion) ve duygu (sentiment) gibi felsefi ağırlığı yüksek sözcüklerle doludur.

Paksoy, bu kavramları çevirirken Türkçede tutarlı bir kavram haritası izler. Bir kavramı metin boyunca rastgele eş anlamlılarla değiştirmek yerine, kavramsal bütünlüğü koruyacak terim seçimleri yapar. Böylece romanın felsefi altyapısı zedelenmeden Türkçeye taşınır.

Çevirmenin İmzası ve Dil Üslubu

A.Kadir Paksoy’un aynı zamanda bir şair ve araştırmacı-yazar olması, çevirinin dilsel niteliğini doğrudan etkiler:

Ritmik ve Lirik Anlatım: Rousseau’nun doğa betimlemelerinde ve duygusal tiratlarında Paksoy’un şair kimliği öne çıkar. Cümle kurmaca yapısı, nesir akıcılığının yanı sıra içsel bir ritme sahiptir.

Türkçenin Öz Kaynaklarına Güven: Yabancılaşmış veya yapay duran eskiliklerden kaçınırken, arı Türkçenin imkânlarını kullanır. Bu tutum, metne çağdaş bir nitelik katarken klasik edebi havayı yıpratmaz.

Paksoy’un “Julie ya da Yeni Héloïse” çevirisi, kaynak metne sadakat ile hedef dildeki estetik mükemmellik arasındaki dengeyi kuran nitelikli bir edebi ve felsefi aktarım örneğidir. Metin, sadece bir olay örgüsü olarak değil, Rousseau’nun felsefi dünyasını ve dönemin edebi üslubunu taşıyan bütüncül bir yapıt olarak Türkçede yeniden üretilmiştir.

1953 yılında Kırıkkale’nin Ulaklı köyünde dünyaya gel- di. Annesini ve babasını çocuk yaşta kaybedince ağabeyi ile Yetiştirme Yurdu’na verildi. İlkokulu Kızılcahamam, Ortaokul, Lise ve Yüksek okulu Ankara’da okudu. GEE İngilizce bölü- münü bitirdi. 1974 yılında T.C.Emekli Sandığı’nda işe başladı. 1994 yılında öğretmenliğe geçti 18 Ocak 2000 de emekliye ayrıldı. Emekli olduktan sonra 20 yıl çeşitli dersanelerde ve özel okullarda görev yaptı.Çeşitli derneklerde üyelik ve yöneticilik yaptı. Kibder (Kim- sesiz Çocuklar Birleşme ve Dayanışma Derneği), Yurt Ay Der (Yetiştirme Yurdundan Ayrılanlar Kültür ve Dayanışma Derne- ği), Tüm Der, Töb Der, Eğit Der, ADD, Bised bu derneklerden bazılarıdır. TYS (Türkiye Yazarlar Sendikesı) üyesidir.Gazete ve dergilerde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Abece, Öğretmen Dünyası, Berfin Bahar, Bağlaç, Yoğunluk, Özgür Sanat, Edebiyat Nöbeti, Yeni Gelen, Varlık Dergisi gibi.Evli, bir oğlu iki torunu vardır. Ankara’da yaşamaktadır.