Seçil Erzan davası devam ediyor

‘Yüksek kar getirili fon’ vaadiyle aralarında ünlü futbolcuların da olduğu 21 kişiyi dolandırdığı iddia edilen Denizbank’ın eski şube müdürü Seçil Erzan’ın yargılandığı davanın üçüncü duruşması başladı.

Seçil Erzan davası  devam ediyor
Yayınlama: 15.01.2024 14:25
A+
A-

Aralarında ünlü futbolcuların da bulunduğu kişilerin dolandırılmasına ilişkin banka şube müdürü Seçil Erzan dahil 7 sanık hakkında İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın, bugün saat 10.30’da başlaması beklenen üçüncü duruşması, saat 11.30’da İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda kimlik tespitiyle başladı.

Tutuklu sanıklar Seçil Erzan ile Ali Yörük, duruşmaya jandarma eşliğinde getirildi. Tutuksuz bazı sanıklar da duruşmaya katıldı.

Tanıklar Semih Kaya, Merve Yılmaz ve Tanın Yılmaz da duruşmada hazır bulundu.

Bugünkü duruşmaya, kimlik tespitlerinin ardından Seçil Erzan’a söz verilerek başlandı.

Seçil Erzan, bugünkü savunmasında şunları söyledi:

“Maddi gerçeğin ortaya çıkması için, fazla para aldığını söylediğim kişilerin HTS kayıtlarım, MASAK raporları, hesaptan çekilen tüm paraların tespit edilmesini istiyorum. Yardım edin. Söylediğim şeylerin ispat edilmesi için ne gerekiyorsa yapılsın. Benim en yakınımdaki kişi bile Fırat’ı tanımıyorum diyor. Ali Yörük, Emre Çolak’tan para aldığında, Seçil banka müdürü olarak sorumlu diyor. Ben banka müdürü olarak sorumluyum. Ama bunlar bulunmalı. Ben, Florya şubede çalıştığım dönemde oluşan mağduriyetlerinden dolayı birbirimize olan güvenimiz, ben banka müdürü Seçil Erzan olarak aldım paraları. Ben o gün o koltukta oturmasaydım, ben bir saat önce işten ayrılmış olsaydım Selçuk İnan bana para vermezdi. Ne çıkıyorsa çıksın ortaya istiyorum. Canımla buradayım. Malı mülkü geçtim annemi bıraktım. Herkes ne aldığını söylesin ki her şey ortaya çıksın. Daha fazla faiz almış olan insanlara para yetiştirmeye çalışıyordum. Çok korkuyordum.

“BANKA BUNU TESPİT EDEBİLİRDİ”

Bankada çok döviz işlemi oluyordu, aynı gün paralar çekiliyordu. Banka bunu tespit edebilirdi. Teftiş etseydi Emre Çolak olmazdı. Ben anlatmaya çalıştım fon falan yok ortada dedim. O an teftiş gelseydi bunlar olmayacaktı. İş çığırından çıktı. Daha fazla faiz isteyen insanlara para vermek için daha fazla para istemeye başladım. Bu paralar bende değil.”

“PARALARI BANKANIN İÇİNDE VERDİM”

Hazırlanan ek iddianameyle ana dosyaya mağdur olarak giren Nuran Şengüler, beyanında, “Florya Şubesi açıldığından beri müşterisiyim. Bana fondan bahsetti. Fonda açık olduğundan bahsetti. Seçil benim de oraya dahil olmamı söyledi. Mevduatımdaki parayı çektim. 5 milyon TL ve 56 bin dolar para verdim. 312 bin liramı geri verdi ama sonra o parayı yine benden aldı. 3 bin, 5 bin TL arada bana getiriyordu ihtiyacım olduğunda. Ben çok mağdur oldum. Ben paraları bankanı içinde verdim. Bana ilk fon demedi. Sonradan fon dedi.”

Nuray Şengüler, müşteki avukatları tarafından kendisine sorulan soru üzerine, “Parayı çantayla götürdüm, bankanın arabasına götürelim dedi. Bankanın GSM’li arabasına ben taşıdım. Bankanın arabası olduğu için götürdüm” dedi.

“İLK OLARAK 300 BİN DOLAR VERDİM”

Tanık olarak mahkemede dinlenen Semih Kaya, “2011 yılında Galatasaray’da oynamaya başladığımda kulüp tarafından Denizbank Florya şubesinde adıma özel bankacılık hesabı açıldı. 2023’ten beri hesabımı başka bir bankaya taşıdım. 2022’nin Nisan ayında Seçil Erzan, saklama fonu adı altında bir gizli fondan bahsetti. Benim o dönemde hesabımda 300 bin dolar para vardı. Bu parayı bu yatırım fonuna dahil ettim. Bana karşılığında resmi bir belge de sundu. Üzerinde Denizbank amblemi ve Seçil Erzan’ın imzası vardı. Daha sonra Mayıs ayında, içinde 1.2 milyon dolar olan mevduat hesabı açtım. Sanırım Seçil Erzan o parayı görünce kendisine aktarmamı istedi. Mevduat süresinin bitmesine 60 gün gibi bir süre kala mevduatı bozdum ve saklama fonu için Seçil’e teslim ettim. Karşılığında da belge aldım.

Daha sonra kendisi Temmuz ya da Ağustos’ta Levent Büyükdere şubesine geçti. Levent’te 1.2 milyon dolar ve 300 bin doları teslim ettiğim için hesabımda yeterli para yoktu. O gün yurt dışında bulunan, daha önce takımlarında oynadığım için Çek Cumhuriyeti’ndeki hesabımı aktardım. Oradaki hesabımda 2.2 milyon euroluk bir rakam teslim ettiğimi hatırlıyorum. Çek Cumhuriyeti’ndeki paramı ne zaman buradaki hesabıma aktardım hatırlamıyorum.

“3 BUÇUK MİLYON DOLARA YAKIN ALDIM”

Seçil Erzan’an aldığım miktarlar 3.5 milyon dolara yakın. Şu ana kadar aldıklarım. Bunları parça parça aldım. Hepsini Denizbank Büyükdere şubedeki hesabıma yatırdım. Bu para dışında da bir şey almadım. Fon adı altında olduğu için başka bir düşüncem olmadı.”

GPS’Lİ ÇANTA SORULDU

Bodrum’dan ev satın alınması konusuna ilişkin sorulan soruya yanıt veren Semih Kaya, “Ödemelerin hepsi hesabımdan yapıldı. Elden ödeme yapmadım. Sadece 100 bin dolar komisyon şeklinde elden verdim” dedi. Atilla Baltaş’ın GPS’li çantasına ilişkin ise Kaya, “Yaklaşık 200 bin dolarlık bir ödeme almıştım. O parayı kendi hesabıma yatırdım. Seçil Erzan, çantanın bende kalabileceğini söyledi. Ben de çantayı aldım arabamın bagajına attım. O çantadaki parayı o gün hesabıma yatırdım. 17 Kasım olması gerekiyor. Arabadan ses duydum. Çantaya baktığımda GPS’i gördüm. Gece saat 02.00, 03.00 gibi Seçil’i arayıp, bunun ne olduğunu sordum ve şikayetçi olacağımı söyledim. Kendisi de çantanın Atilla Baltaş’a ait olduğunu söyledi. Daha sonra ben Atilla Baltaş’ı arayıp sordum, ‘Benim param sende ne arıyor’ dedi. Ben de aynı şekilde durumu anlattım. Şüphelendiğim için ‘şikayette bulunacağım’ dedim ama fon konusunda hiç şüphelenmedim çünkü Seçil Erzan bana vermişti. Atilla Baltaş ile Seçil Erzan’ın ofisinde birebir görüşme yaptık. Kendisi daha önce çantasının çalındığını söyledi, bu yüzden çantalarına GPS taktırdığını söyledi. Şikayet dilekçesini gösterdi. Ben de haklı dedim. Seçil Erzan da, Atilla Baltaş için ‘çok saf kalpli biri’ dedi.”

“BASKI KURMADIM ŞİDDET UYGULAMADIM” 

Seçil Erzan’ın avukatı tarafından, “Paranızı almak için mi baskı yaptınız” sorusu üzerine Semih Kaya, “Baskı yapmadım” dedi. Avukatın ısrarlı sorularının üzerine Semih Kaya, “İlk duruşmada benim Seçil Erzan’ı tehdit ettiğim, şiddet uyguladığım söylendi. Avukat hanım televizyonda da bunları söyledi. Ancak Cuma günü yapılan duruşmada Seçil Erzan bunları yapmadığımı söyledi” dedi.

“SELÇUK İNAN’I BEN DAHİL ETMEDİM” 

Selçuk İnan’ı kendisinin fona dahil ettiğine dair çıkan haberlerin gerçek olmadığını söyleyen Kaya, Seçil Erzan ile yaptığı bir yazışmayı okudu. Yazışmada Seçil Erzan’ın, “Selçuk İnan’ı hoca söyledi” dediği kısmı okuyan Semih Kaya, Seçil Erzan’ın kendisini ikna etmek için bankanın üst düzey yöneticilerinden olan Mehmet Aydoğdu ile arasında geçen bir maili de okudu. Semih Kaya mailin ekran görüntüsünü gösterince, mahkeme başkanı görüntünün mahkemeye verilmesini istedi

“SEÇİL ERZAN KİM Kİ BANA EV ALACAK”

“Yaklaşık 14 yıl boyunca futbol oynadım. Gerekli anlaşmaları yaptıktan sonra, benim imza attığım rakamlara bakıldığında böyle bir şeye ihtiyacım olmadığı anlaşılır. Seçil Erzan kim ki bana ev alacak. Ben mal mülke sahibim zaten”

“ÇEVRESİNDE SEVİLEN BİRİYDİ”

“GEÇEN SENE BU ZAMANLAR DEĞİŞMEYE BAŞLADI”

O dönemde Seçil Erzan’ın herhangi bir yanlışını görmediğini de belirten Candaş Gürol, “Seçil, geçen sene bu zamanlarda değişmeye başladı. Gizli telefon görüşmeleri başladı. Çözemediğim durumlar oldu. Görüşemez olduk. Birkaç kez benim yanımda telefonu açtığında ‘Candaş burada’ diyerek telefonu kapattığı oldu. İster istemez aldattığından şüphelenmeye başladım, kavga etmeye de başladık. Bu durumlardan dolayı ayrılma durumu söz konusu oldu” ifadelerini kullandı.

Mağdur İsmail İbrahim Çağlar’ın müvekkili olduğunu söyleyen Candaş Gürol, Seçil Erzan’dan ayrıldığı dönemde Çağlar’ın kendisini aradığını ve bir fon olduğunu ve bu fona para yatırmak istediğini söylediğini ifade etti.

“PARAYI MÜVEKKİLİMİN ODASINA BIRAKTIM”

Müvekkili İbrahim Çağlar’ın 3 milyon dolar para yatıracağını ancak bu parayı kendi üzerinden çekmek istemediğini söyleyen Gürol, “Bana dedi ki ‘Parayı kendi üzerimden getirmesem, senin üzerinden getirsem olur mu?’ 3 milyon dolar gibi büyük bir para. Ama İbrahim abiyi kıramadım. Bu şekilde para geldi. Ben Seçil’i aradım, İbrahim abiye böyle bir şey dedin mi diye sordum, ‘Evet, Büyükdere şubesi olarak bir fon var’ dedi. Birkaç kez Seçil’le konuştum. Parayı İbrahim abiyle birlikte götürecektik ama İbrahim abinin cenazesi oldu. ‘Candaş sen git al, benim ofisime bırak’ dedi. ‘Denizbanktan gelecekler alacaklar’ dedi. Parayı alıp İbrahim abinin odasına bıraktım. Haber verdim bıraktığımı” diye konuştu.

“FATİH TERİM İLE HELALLEŞTİK”

Mahkeme başkanının sorusu üzerine Fatih Terim ile ilişkisini anlatan Candaş Gürol, “Seçil’i tanımadan bir sene önce Fatih Terim ve ailesinin avukatıydım” dedi. Mahkeme başkanı Candaş Gürol’un savcılığa verdiği ifadeyi okuyarak, “Fatih Terim’e kırgınım” kısmını sordu. Gürol, “Biraz duygusal ifade vermişim. Sonrasında Fatih hocayla konuştum. Bankaya para yatırdığını söyledi. Ancak özel bir fondan bahsetmedi. Ben hocaya kırgın olsam ne olur olmasam ne olur. Sonrasında konuşup helalleşip ayrıldık” dedi.

Seçil Erzan ile ikisini Fatih Terim’in tanıştırmadığını söyleyen Candaş Gürol, “Vesile oldu diyelim. Sadece şöyle iyi bir kızımız var dedi” dedi.

Gürol, kendisine sorulan sorulara verdiği cevapta, Seçil Erzan’a, “Gelirin bir banka müdürüne göre biraz yüksek gibi” diye sorduğunu, Seçil Erzan’ın ise aileden varlıklı olduğunu söylediğini, bu cevap üzene soruşturup araştırmadığını belirtti.

Mahkeme, duruşmaya 45 dakikalık ara verdi.

Kaynak: cumhuriyet.com.tr

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi