Temiz Toplum = Temiz Siyaset – Melih Demirel Yazdı

Temiz Toplum = Temiz Siyaset – Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 04.06.2025 19:03
A+
A-

Bir soru ile başlayalım.

Siyaset ne için yapılır?

Kısa ve olması gereken cevabı, “Halkın menfaatini gözeterek, halk ve memleket lehine yapılır.’’

Peki ülkemiz bu tanımın neresinde?

Toplumumuzda bu durumla alakalı, maalesef normalleştirilmiş olan iki önemli söz var, değinelim.

DEVLETİN MALI DENİZ YEMEYEN KERİZ

Örneğin evinize hırsız girdi. Nasıl karşılarsınız? Tutup da salonunuza oturtup varınızı yoğunuzu verip, karnını da bir güzel doyurup kapıdan uğurlamazsınız değil mi? Peki iş kamu kaynaklarına gelince nasıl toplumun önemli bir kısmı tarafından bu durum normal karşılanıyor? Çünkü toplumun önemli bir kısmı sömürülenin kendi olduğunun farkında değil. Ve bu durumda da kamu malının uçsuz bucaksız bir deniz derya olduğu, hatta bunu bir şekilde imkanı var ve nemalanmıyorsa da amiyane tabirle keriz olduğu söylenmiş zamanında Atalar tarafından… Hangi memlekette böyle bir atasözü var acaba, ne kadar vahim değil mi? Günün sonunda evimize giren hırsızı dövüyoruz ama, hırsız politik olunca bırakın dövmeyi, alkış tutuyor ve savunuyoruz önüne ardına bakmadan…

ÇALIYOR AMA ÇALIŞIYOR

Bu da maalesef toplumun önemli bir çoğunluğu tarafından normalleştirilmiş bir söylem. Yine buradan çıkarımımız şu : toplumun önemli bir kısmı, gidenin kendi kesesinden gittiğinin farkında değil. Sevgili okurlarım, yerelinden geneline hangi idareci olursa olsun, çalışmak, onların bizlere bahşettiği bir lütuf değil zorunluluk. Bunun için seçiyoruz, bunun için hazineden vergilerimizle maaşlar ödüyoruz. Ve onlarda bu görevlere olağan hayatta bunun için talip olmak durumundalar. Ancak gelin görün ki maalesef ama maalesef, siyaset ülkemizde toplumun ciddi bir kesimi tarafından zenginleşme aracı olarak görülmekte. Bunun için ivedi şekilde bir siyasi ahlak yasası çıkartılmazsa,, daha çok yıllar bu sözler normalleştirilir. Yasanın ana vurgusu ise : Çalmayacaklar ama çalışacaklar; çünkü zorundalar olmalı.

TEMİZ TOPLUM

Evet önce toplum içinde üst kısımda örnek olarak açıklamalarını yaptığım iki başlığı ve türevlerini, normalleştirmek yerine ötekileştirmeliyiz.. Mesela Devleti adil olmayan vergi politikalarından, ağır aksak akıbetinin ne olacağı belli olmayan enflasyondan, hayat pahalılığından dolayı sonuna kadar eleştirelim ama, krizi fırsata çevirip durağan dönemde bile üçer beşer fiyat artıran şark kurnazlarını da es geçmeyelim. İşte burada ahlak devreye girer. Maalesef her devrin kara borsacısı fırsatçısı olur. Bu devrinde öyle, mesela bunları da ötekileştirelim. Kıssadan hisse, siyasileri tayin eden de toplum. Önce toplumsal olarak bir ahlaki arınma yapmamız lazım. Nasıl derler? İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır misali. Neticede bu siyasiler gökten zembille düşmüyor, aramızdan çıkıyor.

TEMİZ SİYASET

Yukarıda açıkladığım üzere bu başlık ancak ve ancak toplumsal bir aydınlanmayla mümkündür. Bu aydınlanma gerçekleşirse eğer kim bilir belki ilerde bizler içinde bir “Beyaz zambaklar ülkesinde’’ kitabı yazılır.

ÖNEMLİ BULUYORUM

Bizim mahalle kızacaktır belki ama değinmeliyim, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklaması kamuoyu tarafından belediyelere yeni düzenleme sinyali olarak okunan Erdoğan açıklamasının bir kısmında parti ayırt etmeksizin tüm belediyelerde bir yozlaşma görmenin mümkün olduğunu dile getirdi. Açıklamanın çoğuna katılmasam da bu değinilen noktayı önemli buluyor ve katılıyorum. Çünkü bu yozlaşmanın bir partisi, bir siyasi görüşü yok.

Bir laf vardı hani, “Paranın ideolojisi olmaz’’ diye, o hesap işte.

Kıssadan hisse Temiz toplumun yansıması Temiz Siyaset istiyorsak şayet,

Normalleştirmeyeceğiz, meşrulaştırmayacağız, ideolojik saplantıya kapılmadan, benim ki senin ki demeyeceğiz.

Bayram öncesi son yazıydı. Kısa bir bayram arasına giriyoruz. Tüm yurttaşlarımızın Kurban bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.

Mutlu bayramlar, kalın sağlıcakla…

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı