Türker Ertürk: “Atatürk Yükseliyor, Siyasal Dincilik İvme Kaybediyor”

Türker Ertürk: “Atatürk Yükseliyor, Siyasal Dincilik İvme Kaybediyor”
Yayınlama: 25.10.2026 22:11
A+
A-

(E) Amiral ve Yazar Türker Ertürk, sosyal medya platformu X üzerinden yayımladığı geniş kapsamlı analizinde Türkiye’de son dönemde gözlemlenen toplumsal ve siyasal dönüşümün kodlarını deşifre etti. Türker Ertürk; “Atatürk ve Cumhuriyet değerlerinin yükselişi” ile “siyasal dinciliğin ivme kaybetmesi” arasındaki ilişkiyi sosyolojik, ekonomik, politik ve kuşaksal boyutlarıyla ele alarak 5 temel maddede açıkladı.

1. Siyasal Dincilik İktidar Pratiğinde Yıprandı

Siyasal dinciliğin muhalefetteyken adalet, liyakat, ahlak ve şeffaflık söylemleriyle kitleleri etkilediğini belirten Türker Ertürk, iktidar pratiğinde yaşanan kırılmaya dikkat çekti:

“İktidar pratiğinde yolsuzluk iddiaları, nepotizm (akraba/yandaş kayırma) ve kamusal kurumlardaki nitelik kaybı sorunları toplumsal güveni sarsmıştır. Dini söylemlerin kamusal alanda ve eğitimde yoğun kullanımı beklenen gelişmeyi getirememiş, aksine liyakatsizlik ve verimsizlik hissini güçlendirmiştir.”

2. Atatürk “Ortak Payda” ve “Güvence” Haline Geldi

Toplumsal kutuplaşma ve ekonomik sıkıntıların arttığı dönemlerde kitlelerin sığınak arayışına girdiğini vurgulayan Ertürk:

“Atatürk ve kurduğu Cumhuriyet; seküler hayat tarzının, hukuk emniyetinin, milli birliğin ve modernliğin simgesi olarak yeniden keşfedilmiştir. Atatürk imgesi geçmişte devlet eliyle yürütülen bir ‘resmi ideoloji’ olmanın ötesine geçerek, halkın kendi arzusuyla benimsediği sivil bir değer haline gelmiştir.”

3. Kuşaksal Değişim ve Özgürlük Vurgusu

Yeni kuşakların internet, sosyal medya ve küresel kültürle büyüdüğünü belirten Türker Ertürk, dogmatik söylemlerin gençlikte karşılık bulmadığını kaydetti. Gençlerin yaşam tarzlarına müdahaleye tepki duyduğunu belirten Ertürk, “Atatürk’ün sunduğu ‘çağdaş uygarlık düzeyi’ vizyonu, gençlerin özgürlük, adalet ve dünya standartlarında bir yaşam beklentisiyle doğrudan örtüşmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

4. Dini Değerlerin Siyasallaşmasına Dindar Kesimden de Tepki Var

Dinin siyasi ikbal, ihale ve yetki aracı haline getirilmesinin dindar kitleleri ve muhafazakâr gençliği de rahatsız ettiğini vurgulayan Ertürk, bu durumun gençlerde deizm ve sekülerleşmeyi artırdığını ifade etti:

“Toplum, ‘dindar söylem’ ile ‘ahlaklı ve adil yönetim’ arasında doğrudan bir bağ olmadığını tecrübe etmiş; rasyonel ve liyakate dayalı yönetim biçimlerine yönelmiştir.”

5. Ekonomik Krizler ve Rasyonel Akla Duyulan İhtiyaç

Ekonomik krizler ve kurumsal erozyon dönemlerinde romantik veya dini söylemlerin yerini rasyonel bilime bıraktığını belirten Ertürk, “Atatürk’ün akla, bilime ve üretime dayalı devlet modeli bu noktada rasyonel tek çıkış yolu olarak öne çıkmaktadır” dedi.

“Atatürk Toplumun Her Kesiminde Yeniden Yükselen Bir Değerdir”

Açıklamasının sonunda genel bir bilanço çıkaran Türker Ertürk, “Siyasal dincilik vadedilen ideal düzeni kuramadığı ve pratiğinde ciddi aşınmalar yaşadığı için toplumsal ivmesini kaybetmiştir. Buna karşılık Mustafa Kemal Atatürk; akıl, bilim, liyakat, milli bağımsızlık, kadın hakları ve yaşam tarzı güvencesi sunan vizyonuyla toplumun her kesiminde yeniden yükselen bir değer haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi