UNUT ” MADIMAK ” LIMDA – Melih Demirel Yazdı

“Şimdi bizi burada öldürseler ne olur?” dediler.
“Kalanlar, ölenler için şiirler yazar” dedi Metin Altıok…
Kalanlar, ölenler için şiirler yazar…
2 Temmuz 1993.
Sivas Madımak Otel.
Tek kalkanı kalemi olanların, düşündüğü ve karanlığa aydınlık olduğu için yananların hikâyesi…
Aslında başlı başına aydınları yakılan bir toplumun utanç hikâyesi…
Nefreti örgütleyip “Yakın, yakın!” diye, “Bu ateş senin ateşin Allah’ım, içeriye gönder!” diye, güya inandıkları Allah’ın verdiği canları kendilerinde almaya hak görenlerin, alınlarındaki katran karası leke hiç çıkmayacak olanların eseri…
Bazı acılar geçmez. Geçmemeli zaten. Çünkü unuttuğumuz yerde yeniden başlar. Madımak sadece bir yangın değil, bu ülkenin kalbinde açılmış yanık bir delik ve hâlâ dumanı tüten bir adalet boşluğudur…
Madımak, sessizliğiyle bağıran bir hatırlatmadır. Geçmişin karanlığında bir acı pusulasıdır. Her küle karışan hayal, her yitirilen can, bu ülkenin geleceğine yazılmış ağır bir nottur. Ve biz o notu unutmamak, unutturmamak zorundayız. Unutmak, o alevleri yeniden yakar; unutursak insanlığımızı unuturuz…
Koparsalar da sazımızın tellerini,
Kırsalar da yazmasın diye kalemlerimizi,
Kesilse kelâmımız, kopsa dilimiz…
UNUTMAYACAĞIZ!
Karanlığın ortasında tek bir beden, ufka bakan bir çift göz, doğruyu yazan tek bir el, aydınlığa yürüyen bir çift ayak, ille de hak diye haykıran tek bir ses kalsak dahi sürecek kavgamız…
Karanlığı aydınlatmak için yansak bile…
Ve şunu da unutmamalı…
Pir Sultan ölse de,
Bin Pir Sultan, bin Nesimi, bin Mansur dirilir…
Günü gelir, hesap da kapıya dayanır…








