Bal tutan parmağını yalar – Nafiz Şahin Yazdı

Bal tutan parmağını yalar – Nafiz Şahin Yazdı
Yayınlama: 30.11.2025 16:48
A+
A-

Bal tutan parmağını yalar.

Bu bir atasözü…

Böyle bir atasözü olan toplumda rüşvet tartışılır mı?

Üstelik o atalar ‘’Devletin malı deniz, yemeyen domuz’’ bile demiş.

Daha ne desinler?

Hırsızlık zemini hazır, zemin futbola uygun…

Rüşvet almıyorlar; bal tuttukları için parmaklarını yalıyorlar.

Onlar parmak yalıyor, halk avucunu…

Bir zamanlar bal tutan, bir banka genel müdürü vardı.

Bir işadamı ona rüşvet verdiğini iddia ediyordu.

Genel Müdür ‘’Belgen var mı?’’ diye sorunca işadamı, atasözü olmaya aday bir cevap verdi.

‘’Rüşvetin belgesi mi olur p……k ?’’

Elbette olmaz.

Ama…

Farz edelim ki adam naneye muhtaçken makama oturuyor.

Ardından;

‘’Şişli’de bir apartıman, Nikel-kubik mobilyalar’’

Eşinin basma entarisi dünya markalarına terfi ediyor. Çocuklar yurtdışına…

Şimdi bunda belge mi arayacağız?

Ya da adam ömrünce çalışmamış ama yüz milyonlarca liralık villada oturuyor.

Hatta bu adam bir de televizyon kanalı sahibi olmuş…

Belge mi araştıracağız?

‘’Nereden buldun?’’ diye sormak yeterli…

Elbette, bir zamanların kadın başbakanı gibi;  düğünde takılan altınları kaynak gösterebilir.

Yersen…

İşte bu soru, yasa olarak da vardı.

‘’Nereden Buldun Yasası’’ diyorduk.

AKP iktidar olduğunda, önce seçimlerde mükerrer oyu engelleyerek, hileyi azaltan parmak boyasını kaldırdı. Ardından kalkınmanın önündeki engel ‘’Nereden Buldun Yasası’’nı…

Bu ikisini kaldırmak bile niyet beyanı…

O günden sonra hırsızlar kovalıyor, polis kaçıyor.

Ankara’yı parsel parsel satan adam, arsız arsız sırıtarak herkesi hırsızlıkla suçluyor.

Madem konu rüşvet ve hırsızlık; Kılıçdaroğlu’nun bu konudaki açıklamalarını pas geçmek olmaz.

Kılıçdaroğlu, yandaş medyaya açıklamalar yaptı.

Büyük aşklar büyük kavgalarla başlar ya seçim öncesi Kılıçdaroğlu’nu yerden yere vuran yandaş medya ile kılıçdaroğlu arasında bir aşk filizlendi.

Neden?

CHP içindeki yolsuzluklardan yakınıyor ve ‘’CHP arınmalı’’ diyor.

Genel başkandın; elin armut mu topluyordu? Arındırsaydın…

Bir de günü ve güvenilirliğini göstermek için ‘’Ben 25,5 Milyon oy aldım’’ diyor.

İyi de 25,5 Milyon oy senin değil ki…

İktidar karşıtlarının.

Yani sen aday olmasan, Erol Taş’ı aday göstersen rahmetli de o kadar oy alırdı.

Hatta ‘’Gel bakalım Doğu’’ deyip, Perinçek’i aday göstersen belki o da makus talihini yenerdi.

Sen aday olmasan seçimi kazanacaklar bile vardı.

Bak ağabeyciğim, amcacığım, dedeciğim, pirocuğum!

Yaş kemale erdi, torun sevmenin vakti gelmedi mi?

Parkta torun gezdir ya da emekliler kahvesine git; etrafına toplananlara ‘’Ben adaykene, ben genel başkankene’’ diye başlayarak anılarını anlat.

Belki beleş çay bulan bazıları ‘’Vay be… Helal olsun’’ falan deyiverir.

Bazen insanlar tarihe yazılmak ile tarihin çöplüğüne atılmak arasında kalır.

Karar senin…

1957 Trabzon doğumlu. 1980 yılında AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. 1978 yılında Ankara Belediyesi Basın Yayın Müdürlüğü’nde çalışmaya başladı. Ardından Çankaya Belediyesi Eğitim ve Kültür Müdürlüğü ile Kültür Bakanlığı Protokol Müdürlüğü görevlerinden bulundu. Kültür Bakanlığı Basın Danışmanı, Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı ve Azerbaycan ile Kırgızistan Büyükelçilikleri nezdinde Kültür ve Tanıtma Müşaviri olarak çalıştı. 2013 yılında emekli olduktan sonra Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu’na danışmanlık yaptı. Yurtiçi ve yurtdışında 8 fotoğraf sergisi açtı. Ankara’nın Martıları ve Politik Hacı isimli yayınlanmış iki kitabı bulunuyor.