3 Mayıs günü yaşamını yitiren Sırrı Süreyya Önder’in ardından yapılan gereksiz övgülerin ve güzellemelerin olumlu bir yönü oldu. Ülkemizde kimlerin ne yapmaya çalıştıkları ve nasıl bir ruh halinde oldukları bir kez daha görüldü. “Öcalan benim babamdır” diyen ve eşsiz önderimiz Atatürk’e hakaret eden İmralı postacısını tanımayanlar, övgülerine devam etmektedirler. 27...
Anneler Günü… Çoğu zaman çiçeklerle, hediyelerle, klişe cümlelerle anılıyor. Oysa annelik, birkaç satıra sığacak bir kavram değildir. Hele bizim gibi mücadeleyle yoğrulmuş bir coğrafyada, annelik yalnızca doğurmakla da tanımlanamaz. Annelik, bir yürek meselesidir. Emekle, sabırla, dirayetle, sevgiyle yaşanır. Sadece çocuk büyütmek değil, insan ve toplum yetiştirmektir. Bunun en büyük örneği...
11.05.2025 02:16
Zübeyde Hanım’ın İzinde, Anne Ruhu Taşıyan Tüm Kadınların Günü Kutlu Olsun-Murat Selamoğlu Yazdı için yorumlar kapalı
16
Geçtiğimiz yıl ekim ayında Bahçeli’nin çıkışıyla başlayan, siyasi iklimimizin sert değişimleri ve sıcak gündemiyle ara ara unutulan; İmralı ziyaretleri, Öcalan’ın sözde barış güvercinleriyle yolladığı mektuplarla yeniden hatırlanan ve yakın bir zamanda “Tasfiye Konseyi” ile biteceği söylenen bir süreç var… İktidara göre tasfiye, karşısındakilere göre “barış”, bize göre ise ikinci çözüm...
“Geçmiş zaman olur ki, gereğini yapmazsan bugün de aynısını yaşarsın…” Özcan Pehlivanoğlu Yazının başlığındaki söz; Kardak Kayalıklarına Türk Bayrağını diken, Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen’e ait. Albay Türkşen; Balyoz Davası’ndan tutuklu ve 800 günü aşkındır cezaevinde yatıyor. Balyoz Davası’ndan 16 yıl ceza alan, SAT Komandosu Albay Ali Türkşen için Poyrazköy...
İnsan görünümündeki robotlarla dolu bir dünyada yaşıyoruz. Hepsi bir şeylerin tutsağı ve hepsi başkalaşmış. Çünkü kendini gerçekleştiremeyen insan ona dayatılan kimliğin kölesidir. Cengiz Aytmatov’ un “Gün Olur Asra Bedel” romanında anlattığı Mankurt hikayesindeki gibi; Türk, Altay ve Kırgız efsanelerindeki bilinçsiz kölelerdir. Köleleşmenin tek yöntemi hikâyede belirtilen yöntem değil elbette. Yani...
Tarih: 30 Nisan 1959, yer: Uşak. Türkiye Cumhuriyeti 2. Cumhurbaşkanı ve 2. CHP Genel Başkanı Milli Şef İsmet İnönü taşlı saldırıya uğradı. 27 Eylül 1973 Isparta. 23 Haziran 1975 Gerede. 4 Eylül 1975 Elazığ. Temmuz 1976 New York. 26 Nisan 1977 Niksar. 27 Nisan 1977 Şiran. Mayıs 1977 İzmir. 3...
06.05.2025 20:00
Bir zafiyet, bir tokat, bir soru – Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
3
6 Mayıs… Deniz, Yusuf, Hüseyin… Bu yazıyı hazırlarken düşündüm, ilk bu isimleri ne zaman duydum diye. Okul kitaplarında yoktu. Devletin “resmi” anlatısında “suçlu” diye işlenmişlerdi. Bir gün bir duvar yazısı fark ettim: “Denizler ölmedi! ” yazıyordu… Sonradan fark edecektim: Bazılarının yaşasa bile ölüden farkı olmadığını ve bazı hayatların dar ağacından...
05.05.2025 20:51
Üç Fidanın Ardından 53 Yıl – Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
3
Dikkatinizi çekmiştir, son yirmi yıldır özellikle büyükşehirlerin çevresi HOBİ BAHÇELERİ ile doldu. Büyükşehirlerde bunalan orta gelirli vatandaşlar büyükşehirlerin stresinden kurtulmak için elinde avucunda ne varsa bir araya getirip kooperatifler kanalıyla 300 – 400 m2 büyüdüğündeki alanları hobi bahçesi yapmak için aldı veya hobi bahçesi yaptı. Bahçelerin üzerine ya bir konteynır yerleştirdi...
Ölüm, hangi yaşta olursa olsun, zor bir olaydır; özellikle geride kalanlar için büyük bir travmadır. Ölüm sonucunda, ölen insanın genellikle olumlu yanları anımsanır. Ancak ölüm, hiç kimseye ayrıcalık kazandırmaz, ölen kişinin olumlu ve olumsuz yanları masaya yatırılır. Türkçemizde bir atasözü vardır: “kel ölür sırma saçlı, kör ölür badem gözlü olur.”...
Mustafa Kemal Paşa liderliğinde yapılan Milli Mücadele döneminde (1919–1922), batılı emperyalist güçler olan İngiltere ve Fransa ile İngiltere’nin vekalet savaşçısı Yunanistan ve işbirlikçilere karşı sürdürülen savaşın finansmanı ve lojistiği için Meclis tarafından dış destek arayışına girilmiştir. Yerli kaynaklarda yaygın olarak yer alan anlatıda; “Sovyetler Birliği yardımlarının aslında Buhara Halk Sovyet...
05.05.2025 17:28
Milli Mücadele Sırasında Sovyet Yardımları, Buhara İddiası ve Neriman Nerimanov-Türker Ertürk Yazdı için yorumlar kapalı
0
Bir insan hayata gözlerini yumduğunda ardından rahmet dilemek insani bir refleks olabilir. Ancak hafıza ile vicdan arasında sıkışıp kalmış bir toplumun, ölümle birlikte gerçekleri de gömmesi kabul edilemez. Hele ki bu kişi, siyasi geçmişiyle toplumun hafızasında derin yaralar açmış bir figürse… Ölümüyle birlikte TBMM Başkanvekili ve DEM Parti milletvekili Sırrı...
04.05.2025 15:40
“Kör Ölür, Badem Gözlü Olur”: Siyasi Hafızaya Darbe – Murat Selamoğlu Yazdı için yorumlar kapalı
22
( Telef kelimesi dilimize Arapçadan geçmiştir. Kökeni “Talaf”tır.” Boş yere harcama, yıpratma, gereksiz yere, bir hiç uğruna ölmek gibi manalar taşır. ) Birkaç gün önce, AKP”li Cumhurbaşkanı Erdoğan”ın grup toplantısında duyduk “Telef” kelimesini hiç de şaşırmayarak… Ne dedi? ” Bakalım Cumhurbaşkanlığı hevesi yolunda daha kaç CHP”li telef olup gidecek” dedi....
1946’da Suriye’den çekilen Fransa, 79 yıl sonra Doğu Akdeniz’in kalbine geri döndü. Ne tankla geldi, ne tüfekle… Bir kalem, bir sözleşme, bir Fransız şirketi üzerinden. Suriye’nin kritik deniz limanları, Fransız CMA CGM firmasına işletme hakkıyla devredildi. Bir başka deyişle, Fransız bayrağı Akdeniz’in doğusunda yeniden dalgalanıyor. Ancak bu dönüş, yalnızca bir...
02.05.2025 17:27
Türkiye Suriye’de Çok Şey Yaptı, Peki Karşılığı Ne Oldu? – Mehmet Emir Aksoy Yazdı için yorumlar kapalı
0
Devleti millet adına hükümet yönetir. 2017 referandumu sonucu oluşan yapının hayata geçtiği 9 Temmuz 2018’den önce hükümete bakanlar kurulu denilirdi. Bakanlar kurulunun başında başbakan olurdu. Ülkemizin en son başbakanı ak sakallı Binali Yıldırım’dır. Şimdilerde hiç bir normda yer almamasına karşın yürütmeden sorumlu bu yapıya kabine deniliyor. Kabine üyeleri; Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı...
01.05.2025 21:33
Bakanlar milletin vekili olsaydı… – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
0
Biliyorsunuz Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Silivri Zindanlarında tutsak… Onun İstanbul Çağlayan’da dün yapılan duruşmasına gittim ve hemen arkasında oturarak tarihi bir önem kazanan davaların ilk duruşmasını baştan sona dikkatle izledim. Duruşmada hakim, savcı ve şikayetçi tarafın avukatlarının beden dilleri beni çok rahatsız etti. Sebebi ise gözümün önüne 1944...
30.04.2025 15:40
Biz 71 Yil Önce Görülen “Türkçülük Davası” Bitti Sanıyorduk Meğerse Devam Ediyormuş! – Özcan Pahlivanoğlu Yazdı için yorumlar kapalı
0
İlkini geçtiğimiz mart ayının üçün de kaleme aldığım; ” Muhalefete Muhalefet’’ yazısının ikincisine hoş geldiniz… Takdiriniz memleketin hali ortada; o zamandan bu zamana neler oldu neler… Yaklaşık iki ay kısa bir zaman dilimi gibi görünse de malumunuz çok şey değişti ” biz hariç’’… Biz de ki haller hiç değişmedi. Dün...
30.04.2025 15:08
Muhalefete muhalefet (2) – Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
1
Hindistan ile Pakistan arasında yeniden tırmanan gerilim, sadece iki komşu devletin sınır çatışmalarına indirgenemeyecek kadar derin ve çok katmanlı bir meseledir. Keşmir üzerinden süregelen bu tarihsel kriz, nükleer silah kapasitesine sahip iki devletin askeri rekabeti nedeniyle dünyanın en kırılgan güvenlik denklemlerinden birini oluşturmaktadır. Taraflardan herhangi birinin konvansiyonel sınırları aşması hâlinde,...
30.04.2025 13:54
Güney Asya’da Nükleer Denge: Hindistan-Pakistan Gerilimi – Mehmet Emir Aksoy Yazdı için yorumlar kapalı
0
Prof. Dr. Naci Görür “ Marmara Denizi’nde Deprem Araştırmaları” adlı makalesinde olası bir Marmara Bölgesi depremine yönelik çeşitli araştırmaları ele almıştır. Söz konusu çalışmada Türk ve yabancı bilim insanları tarafından yürütülen araştırmalar açıklanmış ve depremin yoğunlaşacağı bölgeler ifade edilmiştir. Deprem incelemesinde kullanılan gemilerden bazıları şunlardır: “Le Suroit (12 Eylül19 Ekim,...
29.04.2025 20:38
Marmara’nın Sessiz Çığlığı: Naci Görür Uyarıyor – Hande Ustamahmut için yorumlar kapalı
0

















