Çok partili sisteme geçiş sonrasında yapılan ilk seçimler 5 Haziran 1946 tarihinde yapıldı ve bu seçimlerde Demokrat Parti 61 milletvekili ile mecliste temsil edildi. Kısa süre sonra 7 yıl 5 ay milli eğitim bakanlığı görevini sürdüren Hasan Ali Yücel 5 Ağustos 1946 görevden alındı. Yerine daha muhafazakâr olduğu düşünülen Reşat...
Seçim var öyle mi? Nasıl bir seçim? Tarafsızlık yemini eden partili Cumhurbaşkanı’nın devletin, (yani bizim) bütün imkanlarını kullanarak oy istediği bir seçim… İstifa etmesi gerekirken istifa etmeyen, seçim güvenliğinden(biraz komik oldu) sorumlu bakanların gene devlet imkanlarıyla oy istediği bir seçim… Antidemokratik… Yasaların paspas yapıldığı bir seçim… Oy istiyorlar? NİYE!? Milleti,...
Seçimden sonra görünen o ki, seçim sonuçları tablosu gelecek genel seçimlerin öncü göstergesi olacak gibi.. Yükselen bir Zafer Partisi ve Y.Refah Partisi var. Halk ekonominin ağır yükünden yorulmuş,işsizlik,enflasyon ve açlık sınırı altında maaşlı emekliler bir de üzerine sığınmacı ve kaçakların güvenlik vakaları,ülkemizde cirit atan ve çeşitli suç baronları vs… İktidar...
Altıncı ayına yaklaşan askeri operasyonlarla İsrail, Gazze’yi yerle bir etti. Yaklaşık olarak13 bini çocuk olmak üzere, 33 bin Filistinli öldürüldü, 75 bin yaralı var ve bunların çoğu yaşamlarınaengelli olarak devam edecekler,tabii eğer öldürülmezlerse!Yaşam alanlarınınsayaklaşık olarak yüzde 80’i yıkıldı. Savaş bitse bile, artık başlarını sokabilecekleri bir yer kalmadı, yaşayabilecekleri yerler kasten...
28.03.2024 10:02
Gazze’deki Filistinlilerin Türkiye’ye Tahliyesi Planlanıyor -Türker Ertürk Yazdı için yorumlar kapalı
Cami ve kışla Türk kültürünün en önemli sembolleri. Buna okulu da ekleyebiliriz ancak bu yazıda ona girmeyeceğim. Elbette başka semboller de var. Ancak bu iki unsur milletin ve devletin hayatında en önemli sütunlar. Toplumun düzeni okulla beraber bu sütunlar üzerinde dengededir. Dolayısıyla üç sütundan birisindeki farklılaşma toplumun dengesini bozacak etkiye...
25.03.2024 21:30
Büyük tehlike: Cami ve kışlada siyaset – Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
Moskova’daki terör saldırısını kınıyor, lanetliyor,Rus Halkına baş sağlığı ve sabırlar diliyoruz. Ama kınamak ve lanetlemek sorunu çözmüyor. Çünkü biliyoruz ki; küresel ve bölgesel sonuçlar doğuracak nitelikte ve bu çapta terör eylemleri yapmak, terör örgütlerinin tek başlarına boylarını bir hayli aşar. Örneğin; IŞİD, El Kaide, Müslüman Kardeşler ve PKK gibi terör...
25.03.2024 15:47
Moskova Saldırısının Arkasında Kim Vardı, Amacı Neydi? – Türker Ertürk Yazdı için yorumlar kapalı
31 Mart yerel seçimleri yaklaştıkça partilerde bir demlenme gözleniyor. PKK/YPG’nin, TBMM’ndeki siyasi uzantısı yeni adıyla Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) ile birlikte olmak isteyen partiler artık açık açık kartlarını oynamaya başladılar. AKP, sürekli olarak CHP’yi DEM Parti ile ortaklık kurduğu için eleştirirken, bırakın geçmişte yaptıkları ihanetleri, bugün DEM partililer...
Çocuklarımızın beyinleri ve bedenlerinin esir alındığı bir sistemin içindeyiz. Ne yazık ki böyle bir sistemde çocuklarımızın ne beyinlerinin ne de bedenlerinin sağlıklı geliştirilmesini sağlayamıyoruz. Böyle bir tabloda gelecekten söz etmek ve geleceğe yönelik planlar yapmak elbette anlamsız. Çünkü önce çocuklarımızı içine çekildikleri bu esaretten kurtarmalıyız. Sermayenin egemen olduğu bir dünyada...
Gerek televizyon ekranlarında, gerekse sosyal medyada yaptığım paylaşımlarda bu köşe yazımın başlığını doğrulayacak ipuçlarını çokça vermiştim. Ama anlamak istemeyen ve kafasını kuma gömenler açısından ne anlatsak, ne yazsak boş oluyor. Hele hele siyasi ikbal için gözünü karartanlar açısından adeta duvara söylenmiş sözler niteliğini kazanıyor anlattıklarımız. Yine de tarihin kaydına geçirebilmek...
19.03.2024 10:35
ABD, AKP ve DEM Parti Yerel Seçimler Öncesinde Anlaştı -Türker Ertürk Yazdı için yorumlar kapalı
Siyasi parti genel başkanları “kurtarılması gereken” bir Türkiye’den bahsediyor. Yirmi iki yıldır ülkeyi yöneten, Türkiye’yi “kurtarılacak” hâle getiren yönetim de “istiklâl ve istikbâl mücâdelesi” yaptığını söylüyor. İlginçtir ki Türkiye’yi “İstiklâl ve istikbâl mücadelesi” veren, “kurtarılacak” bir ülke seviyesine düşüren, Türk Milleti’ni bir kimlik çatışmasına sokan yönetici de tek “kurtarıcı” ilan...
18.03.2024 21:30
Milliyetçiler ve Halkçılar birleşmelidir! – Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
Transhümanizm, insanlığı biyolojik ve teknolojik açıdan dönüştürme potansiyeline sahip bir felsefi ve teknolojik harekettir. Bu hareket, insanlığın biyoteknoloji ve genetik mühendislikteki ilerlemelerle büyük bir dönüşüm geçireceğini varsayar. Söz konusu anlayışın temel argümanı, teknolojilerle birlikte insan evriminin yönlendirilebileceği iddiasına dayanmaktadır. Post-human modelindeki insan, sağlıklı ve neredeyse ölümsüzdür. Biyoteknoloji sayesinde hücresel yeniden...
18.03.2024 15:00
Teknoloji, Cinsiyet ve Toplumsal Dönüşüm -Hande Ustamahmut Yazdı için yorumlar kapalı
14 Mart 1827 tarihinde Osmanlı Padişahı Sultan 2. Mahmut (1785-1839), hekimbaşı Mustafa Behçet’in (1774-1832) katkılarıyla Tıbhane-i Âmire ile Cerrahhane-i Mamure’yi kurdurtmuştur. 1836 yılında Tıbhane-i Âmire ve Cerrahhane-i Mamure birleştirilmiş ve Mekteb-i Tıbbiye (Tıp Okulu) adını almıştır. 17 Şubat 1839 tarihinde Mekteb-i Tıbbiye’nin eğitiminde, batıdaki benzerleri örnek alınarak, yeni düzenlemeler yapılmış...
Mesleğini ettiği yemine sadık kalarak yapan, emperyalizme direnebilen bütün doktorlarımızın 14 Mart Tıp Bayramını kutlarım.
15.03.2024 15:08
Kocakafa Doktor, Doktorlarımız ve Tıp Bayramı – Zahide Uçar Yazdı için yorumlar kapalı
Bir kaç “dili dolu eli boş” vatandaş mart kapıdan baktırırken titreye titreye oturdukları bankta sohbet ediyordu. Sohbete kulak kabartan “İpekli Can” yanlarına yanaşıp mevzuya müdahil oldu. Söz sözü açtı, sohbet koyulaştı. “Üşümüşsünüz!” dedi İpekli Can, “Bir bardak sıcak çay iyi gelirdi.”. “Nasıl içek gurban?” dedi Yozgatlı olduğunu söyleyen Çavuş dayı,...
14.03.2024 17:40
Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar (mı?) -Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Uzun uzun yazmak isterdim günümüzdeki sorunlarımızın, kaygılarımızın,korkularımızın ve endişelerimizin dünlerde ve binyıllardır yaşadığımız topraklarda verdiğimiz mücadelenin tarihinde saklı olduğunu… Aslında tüm mesele “dünleri anlamak”, atalarımızın dünlerde neye ve kime karşı nasıl mücadele ettiklerini idrak edebilmekte…Dünlerini bilmeyen bu günlerini inşa edemez edemedik. Sorunlara sadece eleştirel yaklaşımlar lokal teşhislerle çözmek neredeyse imkânsız...
Türk Milleti’nin bütün dikkati 31 Mart seçimlerine yönelmiş vaziyette. Ondan ötürü dış ilişkilerde olan bitene bakamıyor. Ancak çok önemli gelişmeler yaşanmakta. ABD ilişkilerinde de yeni bir aşamaya geçildiği görülüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 7 Mart’ta ABD’ye gitti. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve başka yetkililerle görüştü. Bu seyahatte yapılan görüşmeler...
11.03.2024 21:30
Türkiye – ABD – İsrail ilişkileri ve “One Minute” – Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
28 Şubat 1997 tarihinde askerlerin ve sivillerin birlikte olduğu Milli Güvenlik Kurulu toplantısında “rejim aleyhtarı irticai faaliyetlere karşı alınması gereken önlemler” başlığı altında oybirliği ile alınan kararların, bugün yaşadığımız sıkıntıları görünce ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 28 Şubat 1997 tarihinde alınan 18 maddelik tavsiye kararları, Refah-Yol Hükümeti tarafından 13 Mart...
Ağlayan sözcükler MEB’in de katkısıyla kemikleri çatır çatır kırmaya devam ediyor. Çünkü MEB’in ürettiği ürün KIRK AMBAR. Kırk ambar içinde çavdar, yulaf, ot tohumu, arpa, biraz kunduru, biraz bedusta gibi farklı tahıl türleri bulunan karışık buğday demektir. Satarken değersizdir. Unundan kaliteli ekmek yapılamaz. Ancak hayvan yemi olarak değerlendirilir. Nedeni kalitesiz...

















