(28 Şubat 2022, ağabeyim Sadi Somuncuoğlu’na İlahî emrin tebliği edildiği gün. Gideli bir yıl oldu. Bu hafta onu yazmak, anmak ve anlatmak vardı. Ama o da olsa yaşadığımız olağanüstü durumu yazardı. Ben de öyle yaptım. Hayatını adadığı Türk Milleti ve Türk dünyası için yazmak aynı zamanda onun izinden gitmek demekti....
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Kızılay’ın çadır satışı yapmasına yönelik tepkiler devam ediyor. CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Kızılay’ın artık yardım isteyen halkına yabancılaştığını belirterek, "Utanmasalar depremzedelerden çadır kirası ve verdikleri yemeğin parasını isteyecekler" dedi.
28.02.2023 20:19
CHPli Bakırlıoğlu’ndan Kızılay’a tepki: Utanmasalar çadır kirası isteyecekler için yorumlar kapalı
İYİ Parti Sözcüsü Prof. Dr. Kürşad Zorlu,Türk Kızılay'ının çadır ve gıda satışına yönelik tartışmalara ilişkin konuştu. “Kızılay Başkanı'nın derhal istifa etmesi gerekiyor” diyen Zorlu,“İYİ Parti iktidarında milletimizin birleştirici gücü Kızılay'ı yeniden ayağa kaldırıp hizmete sokacağız" ifadelerini kullandı.
6 Şubat günü yaşanan Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem, ülkemizi büyük bir acıya boğdu, çok üzgünüz ve bu üzüntünün yıllar boyu devam edeceğine kuşku yoktur. Depremlerle ilgili daha çok konuşulacak ve çok tartışılacaktır. Depremin öncesinde gerekli önlemlerin alınmaması bir yana, depremlerin sonrasında eşgüdümlü ve planlı olarak yapılması gerekenlerin zamanında yapılmaması...
İnsanlar… Türk Milleti’nin yiğitleri Türkiye’nin dört bir yanından yardım yağıyordu. Bir akşam yetişkin birisi yanıma yaklaştı. Sinop’tan yardıma gelmişlerdi. Erol Bey; eşi, kızı ve arkadaşlarıyla yükleyebildikleri kadar malzemeyi getirdiklerini söyledi. Köylere dağıtmışlar ancak iki aileye malzeme kalmayınca getireceklerine söz vermişlerdi. Onlar için de bize başvurmuşlardı. Hiç ikiletmeden isteklerini fazlasıyla verdim....
Kukla oyununu bilir misiniz? Hiç izlediniz mi? Bazen büyük, bazen de küçük bir sahnede sergilenir. Bazen sahneye bile gerek duyulmaz, uluorta oynanır. Kuklacı, kukla, oyun, o oyunun senaryosu ve sahnelenecek yer. Bu bileşenlerden oluşur. Kuklacı, ipler marifeti ile hareket ettirdiği kuklasını, bir sağa bir sola, yukarıya aşağıya evirir çevirir. Bazen...
Çok geniş bir alanda çok ağır bir deprem yaşadık. Hükümet ancak 4. Gün şehir merkezlerine ulaşabildi. Türk Milletinin gönül seferberliği olmasa depremzedelerimiz tam anlamıyla yalnızdı. İnsanlarımız canlı canlı betona gömüldü. Depremin sonuçlarını daha tam manasıyla görmedik. Yıkılan evlerinin altından çıkartılan Fulya isimli bir genç kızımız dört cümle ile anlattı depremi....
Devlet göründü, rahatlama başladı Üçüncü gün (9 Şubat Perşembe) gece Kızılay bir revir çadırı kurdu. Devlet yeniden görünür gibi olmaya başlamıştı. Ama esas rahatlık ertesi gün (10 Şubat Cuma) öğleye doğru geldi. Kampın giriş kapısı önünde bir otobüsten askerlerimiz inmeye başladı. Biraz sonra başlarındaki binbaşıyla işin içine giriverdiler. Hâkî yeşil...
"Kamyonlar sadece yardım götürmüyordu. Beraberinde Türk Milleti’nin o yüce duygularını da taşıyordu. Bu emanete özen gösterilmeliydi. Gösterdik ve başardık..."
Dinci, etnikçi ve yanına, demokrasi soslu Türkiyeli siyaseti de koyduğunuzda, vatan ve ulusun içinde, 1919 ruhunu yaşatacak bir hal ve gidiş bulabilir misiniz? Bu konuyu biraz düşünmek gerek… O ruh, 1919 ruhu, bu topraklarda hala yaşıyor mudur sizce? O ruh ki; Ekmeleddin vakasında tıpış tıpış sandık önünde değil miydi? O...
Başlıktaki bu ifade bana ait değil. Emre Hoca ayağa kalkarken: “Şu enkazdan bir ses gelmiş. Varıp iki taş atıp geleyim” diyordu. Duyduğumda derinden etkilendim. Aslında sıradan ama deprem bölgesindeyken ve gece yarısına doğru soluklanmak üzere biraz oturduğunuzda duyunca etkisi yıldırım çarpmış gibi oluyor. Sadece küçük bir izin için ağızdan çıkan...
Kalmadı sevginin, saygının izi Bölündük ikiye böldüler bizi Ya bendensin ya da diyerek sizi Olmayan kafaya takıyor dostlar. Bol sıfırlı aylık alan alana “Kader!” derler aç, perişan olana Öfkelenip çare, derman bulana Almaz almaz kızgın bakıyor dostlar. Ağızlar kurudu, boğazlar çöle Döndü medyaları havuza, göle İş paraya, pula gelince hele...
Stratejik yönetim; durum tespiti, değerlendirme ve geliştirme adımlarından oluşur. “Neredeyiz?” Sorusuyla durum tespiti; “Nereye gitmek istiyoruz?” Sorusuyla geleceğe yönelim. “Nasıl gideriz?” sorusuyla da gidilecek yol biçimlendirilir. “Nasıl gideriz?” sorusu sayısız seçenek arasından amacımızı en iyi karşılayanın belirlenmesini gerektirir. Hedefe giden yolda eksiklerin tamamlanmasını, varsa sorunların çözümünü ve sürekli iyileştirmeyi gerektirir....
6 Şubat günü yaşanan iki büyük depremde hayatını yitirenlerin sayısı 50 bine yaklaşıyor. Depremden sonra yaşanılanlar ise tam bir iş bilmezlik, eşgüdümsüzlük ve liyakatsizlik örneği olarak tarihte yerini alacaktır. Yaşanan olaylar, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminden gerekli dersleri çıkaramadığımızı ve önlem alamadığımızı tüm açıklığıyla göstermektedir. Eğer ovaları imara açarsak, sık...
Her depremden sonra olduğu gibi; 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 7.8 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin sonrasında da bilindik komplo teorileri gündeme geldi. Bu komplo teorileri; arkalarında bulunanların hayal gücüne, müktesebatına ve ikna yeteneğine göre en basitinden en karmaşığına kadar çeşit çeşit. Depremin yapay olarak tetiklendiği,bu maksatla ABD‘nin“HAARP”...
6 Şubat günü saat 04.17 ve 13.24’de merkezi Kahramanmaraş olan iki büyük deprem yaşadık; 10 kentimizi ve bazı ilçelerini yıkan bu depremde resmi verilere göre 35 bine yakın insanımız hayatını yitirdi. Çok fazla yaralımız var. Hayatını yitirenler huzur içinde uyusun, geride kalanlara ise bu acıya karşı direnme gücü diliyoruz ve...
Konuya eleştirel veya olumsuz yaklaşanlar Devlet Aklını, tek tek insanların çıkarları ve hakları yerine devletin çıkarlarına mutlak öncelik veren bir anlayış olarak tanımlıyorlar. Bu yaklaşıma göre; Devletin çıkarları bütün diğer çıkarlardan ve değerlerden önce gelir, bu çıkarların gerçekleştirilmesi için hangi araçların kullanılacağı konusunda bir sınırlama kabul edilmez ve meşruiyetinin temeline...
Sıcak çorbam fokur fokur kaynadı. Ocakta demli çay. Kaşığı ağzıma götürdüğüm an yutkunamıyorum. Çay dolu bardak elime yapışıyor. İki gündür benim de gözüme uyku girmiyor. Nefes almak ne mümkün! Ülkenin yıkılan doğusu gözümün önünden gelip geçiyor. Enkaz altındaki canların çaresizliği sizin gibi benim de huzurumu kaçırıyor. Kar üstünde yakınlarından gelecek...

















