(DEM)AGOJİ – Melih Demirel Yazdı

(DEM)AGOJİ – Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 16.05.2025 18:54
A+
A-

‘’(Dem)agoji veya laf cambazlığı, halkın isteklerine, önyargılarına ve korkularına dayalı olarak yapılan siyaset ve destek arayışıdır. Yunanca demos (halk) ve agogos (liderlik yapmak) kelimelerinin birleşiminden türemiştir. Genellikle üstün bir hitabet ve yeteneği gerektirir. Çoğunlukla dindarlık, milliyetçilik, sağcılık ve solculuk gibi popüler kavramları kullanarak ve bunlara bağlılığı sömürerek yapılır. ’’

Ne (dem)iştik? (Dem)agoji. Kısa tanımı yaptığımıza göre şimdi Demagojinin, ‘’Agoji’’ kısmını kenara ayırıp dinlendirelim. Ne kaldı elimizde?

DEM.

Gönül isterdi ki, memleketin gündemi stabil olsun içtiğimiz demli çay eşliğinde yaşanacak güzelliklere yazalım. Veya boğaza karşı, iki tek demlenirken dostlarla, ne günlerden geçtik diye sohbetin derinlerine dalalım ama…

Bu DEM anlayacağınız üzere siyasi olan, adını alfabenin her harfini kullanmak konusunda maharetli bir gelenekten gelen, HDP’nin devamı, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi.

Girişte yazının izlenimi DEM’e bir eleştiri olarak algılanmış olabilir ama hayır, ben DEM’i eleştirmeyeceğim tam aksine takdir edeceğim!

DEM parti ve ondan öncekilerin devam ettirdiği politika, siyaset tarihimizde hep tartışma ve eleştiri konusu olmuştur. Bu tartışma ve eleştiri hususu, genel olarak terör örgütüyle aralarına mesafe koymamaları, örgütün siyasi sözcülüğünü üstleniyor olmaları, hatta bazı kesimlerin vurguladığı ve iddia ettiği üzere; örgütün siyasi uzantısı olarak görülmeleridir. Hoş, o iddia makamlarının ‘’Kapatılsın’’ dedikleri DEM ile şu ara oldukça yakınlar, o da ayrı mevzu Allah muhabbetlerini artırsın… Peki bu tartışmalar ve yoğun eleştiriler karşısında DEM ve öncekilerin bir politika değişikliği oldu mu? HAYIR. İşte tam bu noktada DEM’e bir takdir yazalım. Bana zıt bir ideolojiye sahip olsalarda açık söyleyeyim, diğer siyasi partilere bir ‘’Duruş’’ dersi verdikleri aşikar. Mesela 2013 çözüm süreci yaşandı. O dönemde HDP, AKP ile kol kola iken CHP küskünleri oynuyor, MHP kanadı ise duruma ateş püskürüyordu. Süreç bitti nişan atıldı… Neler oldu neler, köprünün altından çok sular aktı. Geldik 2015’e menzilde seçim var, bizim CHP çıktı; ‘’ Aynı aileden bir oy CHP’ye 1 oy HDP’ye’’ dedi. Yani, ilk çözüm süreci bitmese AKP ile koalisyon kuracak olan HDP’yi hemen kabullendi, tabi bizim Cihangir tayfası tatlı su solcularının o dönem ki performansı da büyük alkışı haketti, es geçmeyelim. Netice olarak eskinin HDP’si şimdinin DEM’i, siyasi duruşundan milim taviz vermeyerek yine destek gördü yazalım bir takdir daha.

2016… Eş Genel Başkanlar Demirtaş ve Yüksekdağ tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hukuksuzluğun karşısında durmak bir kenara, Selahattin Demirtaş ismi bizim CHP’nin adeta tüzüğüne kazındı sanki, o günden sonra her zikredildiğinde dönemin siyasi atmosferine esasen, Demirtaş hatırda kaldı da, CHP eksildi yansıması sandık idi.

Geldik 2023… Yine seçim vakti ve kilit oyuncumuz yine DEM. Kimilerine göre 6’lı masanın 7. ayağı. Ama bu eleştiriyi onlara yöneltenlerin de arka kapı kulisi yürüttükleri yasak aşkı. Her neyse işte gizli saklı ya da ayan beyan kapısına getirttimi bir şekilde? Evet. Kendi siyasi çizgisinden taviz Verdi mi? Hayır. Alın size haneye eklenecek bir takdir daha. Gerçi o seçimde kilidin anahtarı S.Oğan oldu ama o da apayrı bir mesele, travmaları horlatmadan devam edeyim…

2024 yerel seçimlerine geçmeden bir selam vereyim Demirtaş’a. Benden değil bu selam 2023 Kasım CHP kurultayından… dedik ya tüzüğe kazındı diye, ona istinaden.

Yerel seçim. Kent uzlaşısı… Kilit? DEM. Yani nasıl bir siyasi stratejisi bu anlayamadım, sıfır töleransa karşı onca kazanım. Karşısındakiler Doğuda ayrı Batıda ayrı söylemlerle iki büklüm ola dursun, adamlarda sıfır taviz, memleketin her yerinde aynı siyaseti yapıyorlar ve bir şekilde WİN-WİN durumuna getiriyorlar meseleyi, eğilip bükülmeden… Yazdık mı bir takdir daha?

Yıl bitmedi geldik 2024 Ekim ayı sahnede Bahçeli. Muhatap yine aracı da olsa DEM. 2. Çözüm sürecinin başlangıcı. CHP endişeli tabi kenardan mevzuyu anlamadan el yükseltiyor, DEM mühim tabi, ellere hele ki karşı mahalleye yar olmasın. Ama DEM’in umurunda mı abi, dedik ya adamların bir siyasi ilkesi ve çizgisi var menfaat ve kazanımları uğruna gözü CHP’yi mi görür? Görmez. Mesela nasıl görmez izah edeyim.

DEM’li bir belediyeye kayyum atanır bizim CHP koşar hemen yanına, bir hukuksuzluk durumu var diye. Ama İBB’ye ve kayyum atanma noktasına gelir ortalık feryat figan DEM gık demez dese de, cılızdır. Neden? Ee adamlar ilkeli dedik ya, o sırada iktidarla daha mühim işleri vardır, kim takar İBB’yi. Hatırladınız mı bizim resmi olmayan tüzük maddesini? Demirtaş’ı diyorum. Mesela İmamoğlu’da fırsat buldukça selamı eksik etmezdi kendisine. İmamoğlu tutuklanınca kendisinden bir tepki duydunuz mu? ya da bizimkilerin eksik etmediği bir selam? Duymadıysanız da şaşırmayın, diyorum ya adamlar içerde olsun dışarda olsun, kendi parti menfaatlerinden zerre taviz vermeden menzillerine ilerliyorlar. Yazın bir takdir daha…

Takdir merasiminin sonuna geldik. Şimdi sizleri düşünce dehlizlerinizde baş başa bırakıp, öyle ya da böyle, bizlere ideolojik olarak uzak ya da yakın kim bu ülkede seçmenini koşulsuz tatmin ediyor cevabını kendinize vermenizi rica ediyorum.

Dipnot ( Bizim Mahalleye)

Sizde bu siyasetsizlik durumu oldukça, ‘’Sol’’ dan yalnızca tatlı su tarafı payınıza kaldıkça, daha çok DEM ve türevlerinden medet umar, çok kapı aşındırırsınız. Günün sonunda da elinizde sitemden ve kayıptan başka bir şey kalmaz.

Ne denir ki? Bu da bizim sınavımız…

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı