Deniz’di , Okyanus Oldu – Nafiz Şahin Yazdı

Deniz’di , Okyanus Oldu – Nafiz Şahin Yazdı
Yayınlama: 06.07.2026 14:58
A+
A-

Butlanzade Kemal efendi ve saz arkadaşları, Deniz Göktaş’ın yanında görüntü vermek için Adliye’ye gitmişler…

Oraya kadar zahmet edeceklerine kendilerine koltuk armağan eden muktedirlere bir telefon yeterdi. ‘’Bu çocuk yabancı değil… Bırakıverseniz. Konuşurum. Bir daha yapmaz.’’

Onlar bilmez ama komedi dünyaya tersten bakmaktır. Nasrettin hoca o nedenle eşeğe ters biniyordu.‘’ Bir daha yapmaz’’ değil, sayelerinde mizah arşivi genişledi. Yine yapar.

Zaten onlar da muktedirleri aramak yerine, Adliye’ye gitmeyi tercih ettiler. Baktılar ki kamuoyunda Deniz Göktaş konusunda hassasiyet var. ‘’Buradan bize ekmek çıkar’’ diye düşündüler. Ama istedikleri gibi olmadı…

Ekmek almaya gittikleri fırından, fırıncı küreğiyle kovuldular. Kendilerini gösterecekler, ‘’Bakın bizim de özgürlükler konusunda hassasiyetimiz var’’ mesajı verecekler ya… Gitmişler ama daha içeri adım atar atmaz orada bulunanlar, hep bir ağızdan ‘’Hain’’ diye bağırmışlar. ‘’Dışarı, dışarı’’ diye tempo tutmuşlar.

Deniz diye gittiler, okyanusta boğuldular.

Protesto ile karşılaşınca oradan siyasi rant devşirme hevesindeyken, beklemedikleri bir siyasi tokat yemişçesine süklüm püklüm bir yere çökmüşler… ‘’Olsun, göründük ya’’ mutluluğu ağızlarını gevşetmeye yetmiş ama gözler yalan söylemiyor. Gözlerinde, paça kazıkla kündeye gelmiş pehlivan ifadesi…

Kemal efendi ‘’Alışırlar, alışırlar’’ diyordu ya protestolara alışacak! Ya alışacak ya da ‘’Yandım Allah’’ diyerek kaçacak!

Pazara gitse protesto, bakkala gitse bakkal kıçını dönüyor, gömlek almak istese, gömlekçi ‘’Bizde sana göre gömlek yok. Sen bu gömleği değiştirme… İstersen temiz don verebilirim’’ diyor. Oraya gitme, buraya gitme; nereye gidecek bu siyasi acziyet içindeki butlan kadrosu?

Ne yapsın Kemal efendi? O da bir nevi genel başkan… Seçilmiş Genel Başkan gibi ortaya çıkmak, kendini göstermek istiyor. Ortada, zeybek gibi dönmek istiyor. Ama insanlarda insanlık yok! Tam solo yapacak, izin vermiyorlar. Bırakın o da mutlu olsun!

Bak bey amca! Büyüğümsün, kemale ermesi gereken yaşlardasın. İsminin ‘’Kemal’’ olması, kemale ermeye yetmemiş… Madem tepeden inme koltuk kaptın, o kenarına iliştiğin koltuktan hiç kalkma! Mümkünse Genel Merkez’den de çıkma… Koltuğu bırakıp bir yerlere gidersen, gittiğin yerdeki bu protestolar yüzünden koltuğu kaptırırsın. Paraşütsüz olarak, seni o koltuğa atan muktedirler ‘’Bu olmadı. Daha butlan birisini bulalım’’ deyiverirler…

Genel Merkez’den çıkıyorsun bari yancılarından birisini ‘’koltuk çavuşu’’ ilan et. Nereye gitsen, koltuğu oraya getirsin. Hem o da bir işe yaradığı hissine kapılır. ‘’Koltuğun ağırlığı var. Onların taşıyamaz’’ dersen, sen yokken vekaleten bir yancı koltuğa ilişsin. Hem koltuğa sahip çıkar hem de koltuğu sıcak tutar.

Rahmetli kedi Şero ölmeseydi; tam onun işiydi. Şimdi kediler cennetinden bakıp şükrediyordur. ‘’Şükür, bu günleri görmedim. Emanet koltuğa oturmak bana yakışmaz’’ diyordur. Ama Allah’ı var; o koltuğu senden daha iyi doldururdu.

Butlanzadeler, Deniz Göktaş’ın komedyen olduğunu öğrenince, meslektaş olduklarını düşünmüşler. Partiye çöküşleri ancak komedi filmlerinde olabilecek türden… Film komedi ama butlancı artizler güldürmüyor. Ülkenin birinci partisine çökerek, o partiye bel bağlayanları ağlatıyorlar.

Hn. Kemal’in saz arkadaşlarının fotoğraflarına bakıyorum da samimi bir gülüşten çok uzaklar… Sadece iğreti duran sahte gülümsemeler mümkün… O da kısa bir süre seçim meydanlarında kullanılabilir. Gürsel Tekin, Lütfü Savaş başta olmak üzere, bu kadronun samimiyetten uzak sahte gülücüklerini düşünsenize…

‘’Siz gülmeyin, biz ağlamaya razıyız’’ dersiniz. Biz, adam gibi adama güleriz. Bizi, Deniz Göktaş güldürür.

1957 Trabzon doğumlu. 1980 yılında AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. 1978 yılında Ankara Belediyesi Basın Yayın Müdürlüğü’nde çalışmaya başladı. Ardından Çankaya Belediyesi Eğitim ve Kültür Müdürlüğü ile Kültür Bakanlığı Protokol Müdürlüğü görevlerinden bulundu. Kültür Bakanlığı Basın Danışmanı, Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı ve Azerbaycan ile Kırgızistan Büyükelçilikleri nezdinde Kültür ve Tanıtma Müşaviri olarak çalıştı. 2013 yılında emekli olduktan sonra Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu’na danışmanlık yaptı. Yurtiçi ve yurtdışında 8 fotoğraf sergisi açtı. Ankara’nın Martıları ve Politik Hacı isimli yayınlanmış iki kitabı bulunuyor.