Muhalefete muhalefet (2) – Melih Demirel Yazdı

Muhalefete muhalefet (2) – Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 30.04.2025 15:08
A+
A-

İlkini geçtiğimiz mart ayının üçün de kaleme aldığım; ” Muhalefete Muhalefet’’ yazısının ikincisine hoş geldiniz… Takdiriniz memleketin hali ortada; o zamandan bu zamana neler oldu neler…
Yaklaşık iki ay kısa bir zaman dilimi gibi  görünse  de malumunuz çok şey  değişti ” biz hariç’’…
Biz  de ki haller hiç  değişmedi. Dün siyah  dediğimize bugün beyaz  demedik. Eleştirdiğimiz hususlar doğru çıksa da, “Linçlenme’’ pozisyonumuz da  değişmedi… Artarak  devam etti. Varsın etsin… Doğru bir tanedir  değil mi? Eleştiri  de haktır. Yani en azından en öyle biliyorum… Zamanı  değil diyen sesler olacaktır kendilerine saygı duyuyorum ama; “Dikenli yollar, ayağını sevenler ile aşılmaz.’’   Yola kazanımlar açısından bakarsak eğer, kazanılmış bir şey  de ortada yoktur. Günün sonunda mahpusluklar vardır, günün sonunda sefalet vardır, günün sonunda sesi çok gür çıkan ama, altı doldurulamayan vaatler, siyasetsiz kalmış  siyasiler vardır. Gençliğin düşürülmüş nabzı vardır günün sonunda. Taksime gireceğim  deyip, sonra ; ‘’Kadıköy’ de olacağız ben sendika  değilim’’ diyen figürler vardır… Toplum kanadında ise yarını bile beklemeye tahammülü olmayan, takati kalmamış  yığınlardan fazlası yoktur…

Bu pazartesi kaleme aldığım bir yazı ” İçimiz deki İrlandalılar’’  Ne  demişim? İBB operasyonlarının 2. dalgasında göz altına isimlerin (İmamoğlu’nun kurmay ekibi) bir kaç istisna harici hepsinin AKP’li isimler oluşunu eleştirmişim. Neye vurgu yapmışım? “Ekibin önemine’’ bakın, kimseye bir suç yüklemiyor ithamda bulunmuyorum. Burada ki kadrosuzluğun altını ivedilikle çiziyorum. Bunu bugün  de yapmıyorum. Evvel den beri haykırıyorum, haykırıyoruz… Karşılığı? “Trol müsünüz?’’

İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için partiyi tek adaylı bir tasdik sürecine  götürüp, tarihi belli olmayan bir seçim için diğer olası adayında önü kesilerek başlattığı kampanyayı haftalarca eleştirirken partinin kurumsal yapısını düşünüyor, biatı reddediyordum. Trol  değildim, Bugün  de  değilim.

Aynı İmamoğlu tutuklanınca, yürüttükleri tasdik sürecine; “Bu artık bir tasdik  değil, referandum olmuştur.’’ Burada bir hukuksuzluk durumu vardır  deyip oy kullanmaya gittiğim de ve  de bunu köşemde yazdığımda troll  değildim bugün  de  değilim.

Bizler iktidara karşı top yekun bir  demokrasi mücadelesi için de, partinin genel başkanı da “Yumuşama’’ süreci için deyken, o günler den bu günlerin verilen tavizlerle zemini hazırlanırken, bizler “Akrep ve Kurbağa’’ örneği verip, genel başkan “Normalleşme bitmedi kökleşiyor’’  derken  de troll  değildim bugün  de  değilim.

Kendi ittifakının Cumhurbaşkanı adayına karşı, 2023’ de  Erdoğan’a oy verdiklerini açıklayanlar  yakın zamanda partiye alınıp,    güle oynaya CHP rozeti takılırken , PM listeleri liyakate muhalif,  popülizm ile donatılırken ve  de bizler bunu eleştirirken  de, troll  değildim çok şükür bugün  de  değilim…

Trol olmadığım gibi müneccim  de  değilim. Yakın zaman da büyük umutlara karşı dalga geçercesine çıkan kırmızı kartların, kadrosuzluğun veremediği güvenin tesiri ile öngörü  de bulunan bir kalemden fazlası  değilim.

Umut her zaman vardır. Derdimiz umut olacakların “Farkında’’ olmasıdır. Sırt sıvazlamak, pohpohlamak, hatayı görmez den gelip muhalefetin konfor alanında kendimize güzel bir yer ayırarak yazıp konuşmak yozlaştırır.  Biat  dediğimiz şey bizim ideolojik kültürümüz de yoktur, olmayacaktır.

Evet yanlışı eleştireceğiz dün olduğu gibi bugün  de ve  de olursa yarında…  Eleştirinin geliştireceğine, yanlıştan döndürüdüğüne olan inançla eleştireceğiz. Umut tüccarı olmayacak, gerçek bir  değişimin mücadelesini veren somut direnişçiler olacağız…

Sevgili okurlarım, memleket lehine doğru bildiğini haykıranların foncuları olmaz, kimseciklere yaranamaz…

Evet bizim  de arkamızda dağ gibi duran  değerler var, mümkün  değil yıkılmaz, zaten ondan bu özgüven açıklayayım ardımızı güvenle yasladıklarımızı ; ATATÜRK ve CUMHURİYET…

NE MUTLU ATATÜRK ve CUMHURİYET’TEN TARAF  OLANLARA…

Korkusuz kalemlere, doğruda birleşenlere, karanlığı aydınlatanlara…

Kalın sağlıcakla…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı