Muhalefete muhalefet (2) – Melih Demirel Yazdı

İlkini geçtiğimiz mart ayının üçün de kaleme aldığım; ” Muhalefete Muhalefet’’ yazısının ikincisine hoş geldiniz… Takdiriniz memleketin hali ortada; o zamandan bu zamana neler oldu neler…
Yaklaşık iki ay kısa bir zaman dilimi gibi görünse de malumunuz çok şey değişti ” biz hariç’’…
Biz de ki haller hiç değişmedi. Dün siyah dediğimize bugün beyaz demedik. Eleştirdiğimiz hususlar doğru çıksa da, “Linçlenme’’ pozisyonumuz da değişmedi… Artarak devam etti. Varsın etsin… Doğru bir tanedir değil mi? Eleştiri de haktır. Yani en azından en öyle biliyorum… Zamanı değil diyen sesler olacaktır kendilerine saygı duyuyorum ama; “Dikenli yollar, ayağını sevenler ile aşılmaz.’’ Yola kazanımlar açısından bakarsak eğer, kazanılmış bir şey de ortada yoktur. Günün sonunda mahpusluklar vardır, günün sonunda sefalet vardır, günün sonunda sesi çok gür çıkan ama, altı doldurulamayan vaatler, siyasetsiz kalmış siyasiler vardır. Gençliğin düşürülmüş nabzı vardır günün sonunda. Taksime gireceğim deyip, sonra ; ‘’Kadıköy’ de olacağız ben sendika değilim’’ diyen figürler vardır… Toplum kanadında ise yarını bile beklemeye tahammülü olmayan, takati kalmamış yığınlardan fazlası yoktur…
Bu pazartesi kaleme aldığım bir yazı ” İçimiz deki İrlandalılar’’ Ne demişim? İBB operasyonlarının 2. dalgasında göz altına isimlerin (İmamoğlu’nun kurmay ekibi) bir kaç istisna harici hepsinin AKP’li isimler oluşunu eleştirmişim. Neye vurgu yapmışım? “Ekibin önemine’’ bakın, kimseye bir suç yüklemiyor ithamda bulunmuyorum. Burada ki kadrosuzluğun altını ivedilikle çiziyorum. Bunu bugün de yapmıyorum. Evvel den beri haykırıyorum, haykırıyoruz… Karşılığı? “Trol müsünüz?’’
İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için partiyi tek adaylı bir tasdik sürecine götürüp, tarihi belli olmayan bir seçim için diğer olası adayında önü kesilerek başlattığı kampanyayı haftalarca eleştirirken partinin kurumsal yapısını düşünüyor, biatı reddediyordum. Trol değildim, Bugün de değilim.
Aynı İmamoğlu tutuklanınca, yürüttükleri tasdik sürecine; “Bu artık bir tasdik değil, referandum olmuştur.’’ Burada bir hukuksuzluk durumu vardır deyip oy kullanmaya gittiğim de ve de bunu köşemde yazdığımda troll değildim bugün de değilim.
Bizler iktidara karşı top yekun bir demokrasi mücadelesi için de, partinin genel başkanı da “Yumuşama’’ süreci için deyken, o günler den bu günlerin verilen tavizlerle zemini hazırlanırken, bizler “Akrep ve Kurbağa’’ örneği verip, genel başkan “Normalleşme bitmedi kökleşiyor’’ derken de troll değildim bugün de değilim.
Kendi ittifakının Cumhurbaşkanı adayına karşı, 2023’ de Erdoğan’a oy verdiklerini açıklayanlar yakın zamanda partiye alınıp, güle oynaya CHP rozeti takılırken , PM listeleri liyakate muhalif, popülizm ile donatılırken ve de bizler bunu eleştirirken de, troll değildim çok şükür bugün de değilim…
Trol olmadığım gibi müneccim de değilim. Yakın zaman da büyük umutlara karşı dalga geçercesine çıkan kırmızı kartların, kadrosuzluğun veremediği güvenin tesiri ile öngörü de bulunan bir kalemden fazlası değilim.
Umut her zaman vardır. Derdimiz umut olacakların “Farkında’’ olmasıdır. Sırt sıvazlamak, pohpohlamak, hatayı görmez den gelip muhalefetin konfor alanında kendimize güzel bir yer ayırarak yazıp konuşmak yozlaştırır. Biat dediğimiz şey bizim ideolojik kültürümüz de yoktur, olmayacaktır.
Evet yanlışı eleştireceğiz dün olduğu gibi bugün de ve de olursa yarında… Eleştirinin geliştireceğine, yanlıştan döndürüdüğüne olan inançla eleştireceğiz. Umut tüccarı olmayacak, gerçek bir değişimin mücadelesini veren somut direnişçiler olacağız…
Sevgili okurlarım, memleket lehine doğru bildiğini haykıranların foncuları olmaz, kimseciklere yaranamaz…
Evet bizim de arkamızda dağ gibi duran değerler var, mümkün değil yıkılmaz, zaten ondan bu özgüven açıklayayım ardımızı güvenle yasladıklarımızı ; ATATÜRK ve CUMHURİYET…
NE MUTLU ATATÜRK ve CUMHURİYET’TEN TARAF OLANLARA…
Korkusuz kalemlere, doğruda birleşenlere, karanlığı aydınlatanlara…
Kalın sağlıcakla…
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:








