Saadet | İlker Güven Yazdı

Saadet | İlker Güven Yazdı
Yayınlama: 04.01.2023 00:00
Düzenleme: 04.01.2023 00:16
A+
A-

Saadet,mutluluk anlamı ile birlikte Bahtiyar anlamı da taşır.Mutluluk maddi ve/veya manevi özlemlere ulaşılması sonucu hissedilen bir tatmin ve kıvanç durumudur.Bir başka deyişle,bireylerin yaşamlarında aldıkları duyum ve olumlu duyguların toplamıdır.Bahtiyarlık talihin uygun olması durumu,saadet ve mutluluktur.Saadet ve Şekavet yani talihsizlik,bedbahtlık birbirinin zıddıdır.Saadet ve Şekavetin açıklanmasında,mutlaka bir dış varlığın etkisi söz konusudur.Bu nedenle şans ve kısmet önemli kabul edilir.İslam öncesi dönemde,bu etki genellikle,yıldızlar,zaman,astroloji ve mitolojiye ait bir takım sanal güçlere bağlanırdı.

İslam’a göre saadet ve şekavet konusunda,Allah’tan başka varlıkların ve olayların etkisi olsa bile,bunlar birer araç olarak kabul edilir.Asıl ve son neden Allah’ın ilmi,iradesi ve kudretidir.

Asr-ı Saadet,insanlığa hidayet kaynağı olan,Kur’an-ı Kerim’in indirildiği Hz.Peygamberin yaşadığı İslamiyetin tebliğ edildiği ve tam olarak uygulandığı zaman dilimine verilen addır.

Müslümanların ideal zaman olarak kabul edip,özlem duydukları ve saygıyla andıkları zamandır.İSA,”yeryüzünde  kendinize hazineler biriktirmeyin,burada güve ve pas onları yiyip bitirir.Hırsızlar da girip çalar.Bunun yerine gökte  kendinize hazineler biriktirin.Orada,ne güve,ne pas,onları yiyip bitiremez ve ne de hırsızlar gelip çalamazlar.”

Peki gerçek zenginlik olan hazine gökte nasıl biriktirilir.? Sevap işlemekle mi? Yoksa dinsel işler yapmakla mı? Gerçek zenginlik yani Saadet sadece Allah’a iman ile elde edilir. Tanrı katındaki ruhsal fakirliğinizi itiraf ettikten sonra,imanla Tanrının ücretsiz sonsuz yaşam armağanını kabul ederek gerçek zenginliğe yani Saadete kavuşabiliriz.Bunu bir Nasrettin Hoca öyküsü ile açıklarsak daha net anlaşılır.Bir gün Nasrettin Hoca,birkaç arkadaşıyla birlikte kırlara gezintiye çıkmış.Bir derenin kenarından geçerlerken,birden bire bir kişinin ayağı kayarak dereye yuvarlanmış.Suya düşen adam yüzme bilmiyormuş.Derede batıp çıkıyormuş.Başı su yüzüne çıktığında gargara yapar gibi sesler çıkarıyor muş.Ha boğuldu,ha boğulacak.Hocanın arkadaşları dere kenarına yüzü koyun yatarak,elini boğulacak durumdaki arkadaşına uzatarak,ver elini,elini versene, ver elini diye bağırıyorlar mış.Ancak adam inatla elini kimseye vermiyormuş ve suda çabalamaya devam ediyormuş.Durumu ilgiyle izleyen Hoca,birden kolunu sıvayarak,elini adama uzatmış. Al elimi,alll.. diye bağırmış.Adam hemen Hocanın eline sarılmış.Hoca adamı sudan çıkararak kurtarmış.Hocanın arkadaşları şaşkın olarak,Hocam hiç birimizi eline sarılmadı ve sadece senin eline sarıldı? neden diye sormuşlar.Hoca gülümseyerek,onu benim kadar iyi tanımazsınız. Bu arkadaş cimrinin biridir.O nedenle ver elini diyince hiç  aldırmadı.Onun bu huyunu bildiğim için,al elimi dedim.Gördüğünüz gibi O da, hemen elime yapıştı.Bu öykü önemli bir gerçeği vurguluyor.Bazı insanlar sadece almaktan başka bir şey bilmezler.Oysa vermek,Tanrının bir özelliğidir.Zira Tanrı öyle cömerttir ki,hiç karşılık beklemeden sadece verir.Karşılıksız vermek,çok Mutluluk yani Saadet verir.Tanrı biz insanları da,kendi benzeyişinde yarattığı için,karşılık beklemeden verdiğimiz zaman çok mutlu oluruz.Oysa insanlar büyük çoğunlukla hep bunun tersini yapar.Karşılık beklemeden para verene,yardım edene az rastlanır.Maalesef insanlar çoğunlukla kendi çıkarlarını öngördüğü için çıkar mücadelesi yaparlar.Günümüzde karşılıksız yardım edene kuşku ile bakılır.Hatta Tanrının bile karşılıksız bir şey vermeyeceğini iddia edenler çokçadır.Oysa sadece doğaya baksak ve Tanrının bizlere sonsuz yaşam için bahşettiği olanakları görebilsek Saadetten şükrederiz.Sonsuz yaşam Tanrının insanlığa karşılıksız bahşettiği en büyük armağandır.İnsanlar Şeriat kurallarını tutmakla sonsuz yaşamı elde edeceğini sanır.Oysa Tanrı açıkça diyor ki, iman yoluyla lütufla kurtuldunuz,bu sizin başarınız değil,Tanrı’nın armağanıdır.

Atatürk’ün Saadet/Mutluluk hakkındaki sözleri:

. Herhangi bir şahsın yaşadıkça memnun ve mesut olması için lazım gelen şey,kendisi için değil,kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır.Hayatta tam zevk ve saadet ancak,gelecek nesillerin şerefi,varlığı ve saadeti için çalışmaktır.

.Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır.Çalışkan olmak,servet ve onun doğal sonucu olan,refah ve saadet yalnız ve ancak çalışanların hakkıdır.

.Vatan mutlaka selamet bulacak,millet mutlaka mutlu olacaktır.Çünkü kendi selametini,kendi saadetini memleketin ve milletin saadet ve selameti için feda edebilen vatan evlatları çoktur.

.Yeni evlenen bir kişinin gönlü hayat,aşk ve saadet hisleriyle dopdoludur.Bu en kıymetli zamandır.

.Eşini mesut ve mutlu edebilecek herkes evlenmelidir.Çoluk çocuk sahibi olmalıdır.Bana bakmayınız.! Bu konuda örnek İsmet Paşadır.Benim hayatım başka türlü düzenlenmiştir.Buna rağmen tecrübesini yaptım.Sonradan anladım ki,bu iş benim başarabileceğim iş değilmiş.

Tanrı hepimize insanlığa hizmet edebilecek güç bahşetsin.!!

Emekli Tuğamiral
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.