Velayet | İlker Güven Yazdı

Velayet | İlker Güven Yazdı
Yayınlama: 26.03.2023 21:12
A+
A-

Sözlükte;Yakın Olmak,Yakınlık anlamındaki Vely kökünden türeyen Velayet;Sevmek,Yönelmek,Yardım Etmek, bir işin Sorumluluğunun Kendinde Olmak anlamlarına da gelir.Velayet hakkına sahip olan kişiye Veli denir. Aynı kökten Veliye fiilinin biri Velayet,diğeri Vilayet şeklindeki mastarları arasında fark olup olmadığı hakkında Arap Dilbilimciler ikiye ayrılmıştır.Ziyad El-Ferra gibi Dilbilimciler iki kelimenin birbirinin yerine kullanılabileceğini kabul ederler.İbnü’s-Sikkit gibi Dilbilimciler ise,Velayetin Yardım Etme,Vilayetin de,Otorite anlamı taşıdığını savunur.Buna göre Velayet mastarından Veli,Vilayet mastasından da,Vali ismi türemiştir.İbnü’l-Esir,Vilayet kelimesinin,Tedbir,Kudret,Yaptırım anlamları taşıdığını,bunu üstlenen kişiye de,Vali denileceğini belirtir. Allah’ın isimleri arasında hem Veli,hem de Vali yer almaktadır.Burada Veli’nin anlamı,Nasır yani Yardım eden, Vali ise,Kainatın işlerini yürüten anlamını taşımaktadır.Zira Allah her şeye sahip ve her şey üzerinde söz sahibi olandır.Hukuki olarak Velayet,çocuğun şahıs varlığına,mal varlığına ve temsiline ilişkin hak,yetki ve görevleri kapsar.Velayet çift yönlüdür,ana ve babaya çocuk üzerinde sadece haklar tanımaz,aynı zamanda bazı yükümlülükler de getirir. Tasavvufta Velayet;Allah’a yakınlık kazanmış olan şerefli Kul,yada Zat anlamındadır.Velayet kelime olarak Veli olan kimsenin,Hali,Velilik,Dervişlik,Dostluk,
Sadakat anlamları da taşır.Velayetin, Sugra,Vusta ve Kübra gibi üç mertebe ve makamı vardır.Velayet-i Suğra; genellikle Tarikat ve Tasavvuf Berzahı yani, dünya ve ahiret arasındaki alan ile Seyri Süluk yani,manevi yolculuk yapan Müridlerin bulunduğu Velayet mertebesidir.
Burada Salikin yani Hak Yolcusunun Kesb yani,kazanımları ile gayreti esastır.Özetle Müridin sorumluluğundaki kazandığı bir makamdır.Velayet-i Vusta ise,imana ve kutsal kitaba hizmet eden büyük Mürşidlerin,Müceddidlerin yani Alimler ve Ulemanın yani Din Aliminin yoludur.Bu makamda Velayetle birlikte İlim de hakimdir.Bu Makamdaki Zatlar,manevi Sultan oldukları gibi,Bilimde de otorite sahibidir.Vilayet-i Kübra;Bu makam Tarikat Berzahına yani Kabir azabına uğramadan
Zahirden yani Görünen Dünyadan,Hakikate yani görünmeyen Manaya geçen Velilik makamıdır.
Çağdaş düşünürlerden Fazlur Rahman’a göre,Peygamberler esas olarak tarihi harekete geçirmeye ve onu İlahi modele göre düzenlemeye çalışan Vekiller yani Elçilerdir.NÜBÜVVET;Allah ile insanlar arasında, dünya ve ahiretle ilgili ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla yapılan Elçilik görevidir.Allah bu şekilde Peygamberler ile tarihe müdahale etmektedir.Peygamberlerin,İsmet yani Günahsız,Sıdk yani Doğruluk,Emanet yani Güvenilir,Fetanet yani Akıllı ve Uyanık, Tebliğ yani Bildirmek,Adalet yani Hak Yemeyen, ve Peygamberlikten sürekli atılmazlık gibi yedi sıfatı vardır.Allah her Kavme bir uyarıcı Peygamber göndermiştirİslam düşüncesi içinde Nübüvvet konusunda farklı yaklaşan akımların başında,Batınilik gelir.Batınilere göre göderilen Kutsal Kitaplar,Emir ve Yasaklar Peygamberlere göre değişir.Ancak,Batıni özellikler kesinlikle değişmeyen asli gerçeklerdir.Bu nedenle Batın daima Zahirin üstündedir.Bu anlamda Zahir,öze ulaşmak için kırılması gereken bir kabuk durumundadır.Peygamberler Vahiy yani Allah’ın buyruk ve düşüncesinin Peygamberlere bildirilmesinin Zahiri yani görüneni iken,masum İmamlar Batıni yani görünmezidir.Onlara göre Peygamberler,Külli Akıldan taşan anlamları,kutsal güçleri sayesinde,Zahiri bir Kelama dönüştürerek insanlara bildirirler.İslam Filozofları genel olarak Akıl ve Felsefi düşünceye büyük önem verirler.Ancak dünyada Adaletin sağlanması,insanların ruhlarını arıtarak Ahiret mutluluğunun elde edilmesi için,Nübüvvetin yani peygamber Elçiliğinin gerekliliğine inanmaktadırlar.Meşşai yani Aristocu Felsefe Filozoflarına göre,Peygamberlerin Vahiy alması,Allah ile konuşması,Allah’tan taşan Bilgilerin Mukarreb yani yakın Meleklerin kalemiyle Peygamberlerin Kalbine inmesi ve zihninde bilgilerin oluşmasıdır.Farabi’ye göre,en yüksek insani yetkinlik, faal Akıl ile ilişki kurup ondan Vahiy almaktır.İbn Sina Nübüvveti daha çok toplumsal düzen düşüncesi ile açıklamaktadır.İnsanların Kemale ermesi ve mutluluğu için toplumsal hayat kaçınılmazdır.Toplumsal düzende kargaşa olmaması için kanun ve adaleti belirleyen bir insana yani Peygambere ihtiyaç vardır diyor İbn Sina.
Atatürk’ün Velayet yani sorumluluk ve yardım etme üzerine bazı söylemleri:
.Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet ve sorumluluk bulacaktır.
.Tarihi yaşadığımız gibi yazdık,ancak geleceği Cumhuriyete inananlara,onu koruyanlara ve yaşatacak olanlara emanet etmeliyiz.
.Eğer şunun bunun teveccühünden kuvvet almaya tenezzül ederseniz,halinizi bilmem,ancak geleceğiniz çürük olur.
.İnsan yaşadığı,çalıştığı ortamda,O dönem sevk ve idare edenlerle beraber ve aynı görüşte olursa,aynı devrin adamı olmaktan asla çıkamaz.
.Benim Havarilerim yoktur.Ülke ve Millete kimler hizmet eder,hizmette liyakat ve kudretini gösterirse Havari onlardır.
.Yemin mukaddes bir sözleşmedir.Namuslu bir kimse verdiği sözden dönmez.
.Gerçekte Memlekete hizmet etmek isteyenlerin kalbi açık olmalıdır ve açık söylemelidirler.
Millete yapılacak şeyler olduğu gibi açıklanmalıdır.
.Birbirimize daha gerçeği söyleyeceğiz.Felaket veya saadet getirsin,iyi veya fena olsun, daima gerçekten ayrılmayacağız.
.Hayatta en fena şey riyakarlıktır.
.Bir kurumun muhasebesi namusudur.
.Bir Hükümet iyi mi? kötü mü?Hükümetin iki ana hedefi vardır.Birisi Milletin korunması,ikincisi Milletin refahı,bu ikisini sağlayan Hükümet iyidir.
.Millete efendilik yoktur.Hizmet etme vardır.
.1938’de,Şayet ölecek olursam,Ülkeme ait söyleyecek bir şeyim yoktur.Zira Cumhuriyet Kanunları,tüm işleri gerçekleştirmeye yeterlidir.
.Efendiler,artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak,bütün işleri Avrupa’nın amaçlarına göre yapmak,bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi.Halbuki,hangi Bağımsızlık vardır ki,yabancıların nasihatleriyle,planlarıyla yükselebilsin.!Tarih böyle bir olayı kaydetmemiştir.
Atam Işıklar içinde yatsın.!
Tanrı bizleri Akıl ve Bilimden yoksun bırakmasın

Emekli Tuğamiral