Diyarbakır’da ilginç bir toplantı yapıldı. Toplantının adı ‘Âlimler Buluşması’ydı. 15 – 16 Ekim’de gerçekleşti. Kısa adı İttihad-ul Ulema olan ve merkezi Diyarbakır’da olanÂlimler ve Medreseler Birliği düzenledi. İnternet sitelerinde kendilerini tanıtırken “Türkiye’nin birçok ilinde İslami ilimler ve sosyal komisyonlarıyla faaliyet yürüten bir kurumdur. Özellikle bölgemizde (Doğu ve Güneydoğu Anadolu (H.P.)yüzyıllardır...
18.10.2022 21:30
Din kardeşliği maskesi takan ırkçılık | Hakan Paksoy yazdı için yorumlar kapalı
Bu hafta Türkiye’nin önemli iki meselesiyle ilgili iki etkinlik var. İki sempozyumdan bahsedeceğim. Birisi bu yazı yayınlanırken (3-5 Ekim) devam eden I. Uluslar Arası Türk Kültürü “Merkezî Asya’dan Avrupa’ya Türk Kültürü” Sempozyumu. Diğeri ise hafta sonunda (8-9 Ekim) yapılacak olan Türkiye’de Şiddet ve Çözümleri Sempozyumu. İki konu da Türk milletinin...
04.10.2022 21:30
Türk kültürü, şiddet ve yarınlar! | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
Türkiye, tarihinin önemli seçimlerinden birisine doğru hızla yol alıyor. Bu sefer binlerce yıllık tecrübesini terk ederek girdiği tek adam sisteminin devamını ya da sonlandırılmasını da oylayacak. Dolayısıyla önemi daha da artan bir seçim söz konusu. Ya yirmi yıldır git gide otoriterleşen Erdoğan iktidarı devam edecek veya değişecek ve “Restorasyon Dönemi”...
İzmir Belediye Başkanı’nın 9 Eylül İzmir’in kurtuluş kutlamalarındaki konuşması ve sonrasındaki tartışmalar Türk Milleti arasındaki tarihe ve millî kimliğe bakış farklılıklarını bir kere daha ortaya koydu. Soyer’in konuşmasındaki yüz yıl önce Türkiye’yi yönetenlerin ihanetini belirten ifadeleri haklıdır. Vahdettin düşmanına hayatım tehdit altında diyerek koruma ve sığınma talep eden bir Türk...
20.09.2022 21:30
Tarihle kavgada kaybeden tarih olmaz | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
Medya Siyaset TV‘de canlı olarak yayınlanan “Millî Düşünce” programında Millî Düşünce Merkezi Genel Başkanı Hakan Paksoy ve Medya Siyaset Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Murat Selamoğlu Gündemi Değerlendirdi. Millî Düşünce Merkezi Genel Başkanı Hakan Paksoy siyasi gündem ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.Paksoy,bir soru verdiği cevapta “HDP Terörün Partisidir” derken...
10.09.2022 00:00
MDM Genel Başkanı Hakan Paksoy :HDP Terörün Partisidir için yorumlar kapalı
Geçtiğimiz Pazar Sivas Kongresi’nin yıl dönümüydü. Görünen yola çıkan gazilerin,4 Eylül 1919’da Sivas’ta başlattığı, bir hafta süren ama dünya tarihine geçen bir kongre. Kongrenin delege sayısı çok fazla da değildir. Hatta üçü toplantılara yetişememiştir. Malûm hem yollar hem de dönemin ulaşım araçları bugünkü gibi değildir. Erzurum’da yapılan Doğu Vilayetleri Kongresi’nin...
Batı Türkeli’nin temelindeki zaferlerin haftasındayız. Malazgirt Savaşı’nın 951’inci, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan muharebelerinin 100’üncü yılı. Malazgirt, önce Anadolu sonra da Balkanlar’ın vatan tutulmasında kilit rolünde. Kilit açıldıktan sonra Anadolu topraklarına Türk tohumu saçılmaya başlamıştır. Toprak da böyle bir tohuma hasrettir ki hemen karşılık verir. Nasıl vermesin, Türk’ün gölgesinde yürekler...
30.08.2022 21:30
Muhteşem zaferler ve su alan gemi | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
Suriye’de 2011’de girilen ihvan bataklığında ısrar ve inadından nihayet vazgeçildi. Bütün uyarılara rağmen devam ettirilen değerli yalnızlık politikaları iflas etti. Yüz yıllık Cumhuriyet tarihinde birçok önemli meseleyle karşı karşıya kaldık. Ancak hiçbirisi PKK açılımı ve Suriye meselesi kadar doğrudan bekamızı tehdit etmemişti. Kıbrıs’ta savaştık. Soydaşlarımızı bir soykırımdan korumak için garantörlük...
Türkiye Cumhuriyeti’nin sinir uçlarıyla oynanmaya devam ediliyor. Hiç de vazgeçilmiyor. Bunu sadece yönetenler değil, devletin memurları da yapıyor. Bunun örneklerinden birisi üstteki bu fotoğraf. Etrafımdaki insanlara burada ne yazdığını ve nerede olduğunu sordum. Birkaç kişi besmele olduğunu bildi. Sadece bir kişi İstanbul’da diye cevap verdi. Diğerlerinin tamamına yakını Mekke’de veya...
17.08.2022 14:21
Devletin sinir uçlarıyla oynayanlar! | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
Bir bilimkurgu hikâyesi Türkiye’de gerçek olmak üzere. Nasıl mı? Hani, şartlar zorlanır, yaratılış zorlanır, hakikat zorlanır ya… 21’inci yüzyılın başından bu yana ideolojik yaklaşımlarla hepsi de zorlandı. Devletin genleriyle oynandı. Hukuk -neredeyse- askıya alındı. Mütemadiyen fiilî durumlar yaratıldı. Hepsinden de önemlisi anayasanın arkasına dolanarak oluşturulanıydı. Din konusundaki ideolojik yaklaşım yönetim...
Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir anlayışı da terk edildi. Artık en iyi beslenenler (!) “bizden” olanlardı. Biz’in içinde milletin sadece bir kısmı yer aldı.
12.07.2022 22:35
Nefret ve şiddetin hâkimiyeti | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
Türk kamuoyu cumhurbaşkanı adayının kim olacağına kilitlenmiş durumda. Haklı da. Devletimizi kim yönetecek sorusu kadar önemli bir konu olamaz ebette. Ancak ehemmiyet arz eden soru, bu sistemle devam edilebilir mi?
Dîvânu Lugâti’t Türk’ü kitap gibi okuduğunuzda veya sadece göz gezdirdiğinizde bile bugünle hemen ilişki kuruveriyorsunuz. Bin yıl önce yazılmış bir sözlükle aradaki bin yılı aşıveriyorsunuz.
Devletin devamlılığını sağlayacak değerlerin son birkaç senede nasıl yok edildiğinin anlatıldığı yazıda, asırlar öncesinden gelen seslere kulak veriliyor. Günümüzde bin yıllık Türk devletinin getirildiği açmazlara tarihi bir pencere açılıyor. Milletle düşmanlık ederek devlet yönetenler uyarılıyor.
Tehlikenin net anlaşılabilmesi için ilk olarak Türk aydınlarının ardından milletin tehdit algılaması düzelmelidir. Sonrasında bu tehlikelere sebep olan yöneticiler, artık ya kenara çekilmeli veya bakış açıları farklılaşmalıdır.
Devlet çok güçlü olmalı, dünya milletler ailesi içinde saygın bir konumda yer almalıdır. Tıpkı 1932 yılında, başvurmadan, 43 ülkenin oybirliğiyle Cemiyet-i Akvam’a davet edilen Türkiye gibi.
Bu krizler nasıl aşılabilir? Ne yapılmalı ki hem küresel hem de ülke içinde yaşanan bu ağır problem ortadan kalksın?
Bu yoldan derhal dönülmeli ve şimdiye kadar verilen zararın telafisine bakılmalıdır. Sığınmacıları göndermek gerek diyenlere hakaret ederek bir yere ulaşılamaz. Bu gidiş Türkiye’deki proje sahiplerine de çok zarar verir.

















