Ben Galatasaraylıyım. Özellikle spora siyasetin bu kadar müdahale etmediği dönemlerde maçları büyük bir zevkle seyrederdim. Telefon tacizleri daha maç devam ederken başlardı. Atılan ya da yenen gol, tacizin yönünü tayin ederdi. Hele yenilince, maç sonrasında bazen telefona hiç cevap veril(e)mezdi bile. Herkes gibi ben de ertesi gün arkadaşlarımla o tatlı...
"Ya değiştirip, devletimizi toparlayabilmek için var gücümüzle çalışacağız ya da mevcut anlayış devam edecek ve dağılma tehlikesi biraz daha yaklaşacak."
09.05.2023 21:30
Milletin dokusundaki seçim depremi! | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
0
14 Mayıs’ta sandığa gideceğiz. Her biri diğerinden uzun günler birbirinden hızlı geçiyor. Ancak Gazi Meclis 104’üncü yılına girerken Türk millî egemenliği tehdit altında. İstisnasız bütün partiler gerek söylemlerle gerekse davranışlarla bu tehdide de katkıda bulunuyorlar. 103 yıl önce Türk millî egemenliğine ve Türk kimliğine iman etmiş bir avuç kahraman, “Osmanlı...
18.04.2023 21:30
“Dert bir değil elvan elvan!” | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
0
"Bugün dünya iktidarı için zarafet terkedilmekte, gönüller yıkılmakta, doğrular yanlışlarla, hiçbir kutsiyeti olmayan kutsal olanla yer değiştirilmektedir. Ama unutulmamalıdır ki herkesin bir Molla Kasım’ı vardır. Bugünün Molla Kasım’lığını da Türk Milleti yapacaktır."
04.04.2023 21:28
Yerlerde sürünen siyaset ve değişen tercihler | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
33
Cumhuriyet, halkın kendini yönetecek kadroyu seçtiği bir rejim. Halk da milletin yaşayan üyelerinin meydana getirdiği topluluk. Türk Milleti tarihin keskin kavşaklarından birisine daha girdi. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında yeni bir seçim sürecini yaşıyoruz. Türk halkının çok dikkatli olması gerekiyor. Çünkü bu dikkat, tarihin Türk Milleti için yüklediği bir ödev. Halkın geçmişten...
28.03.2023 21:30
Millete ve tarihe karşı sorumluluk | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
0
Değişen çok şey var “27/12/1939 Salı gecesi saat tam iki. Kuzey rüzgarları bütün şiddetiyle esmekte. Akşamdan beri durmadan uluyan köpekler artık susmuşlar. Ve dondurucu soğuktan korunmak için kim bilir nerelere sokulmuşlar? Hayvanlar son gevişlerini çoktan bitirerek rahat bir uykuya dalmışlar. Evlerde sobalar kararalı ve lambalar söneli dört saat olmuş. Annelerin...
21.03.2023 21:30
1939 Erzincan Depremi’nden 2023 Maraş’a | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
1
Geçtiğimiz hafta memleketim Kahramanmaraş’taydım. Bu gidişle daha sık orada olacağım görünüyor. Onların yanında olmak, en azından yalnız olmadıklarını göstermek benim gibilerin görevi de. Deprem bölgesindeki ilk günlerimi anlatırken gönüllü bir kardeşimizin sözü üzerine duygularımı aktarmaya çalışmıştım. Bu gidişimde de benzer bir hâl yaşadım. Bir sanayici arkadaşıma geçmiş olsun ziyaretine gittim....
14.03.2023 21:32
Kıtlıktan birlik doğacak, ama..! | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
0
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı General Michael Erik Kurilla'nın Suriye'nin kuzeydoğusuna bir ziyaret düzenlediği bildirildi.
12.03.2023 18:53
ABD’nin terör örgütlerine ziyaretine MDM Genel Başkanı Hakan Paksoy’dan tepki için yorumlar kapalı
0
(Bu yazı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığının açıklanmasından önce yazılmıştır.) Vatanımızın bir kısmını yerkürenin depremi alt üst etti. 13 milyona yakın insanın yaşadığı bölge depremden etkilendi. Ardından gelenlerle büyük bir deprem fırtınası da yaşandı. Bilim insanları sayısı on bini bulan artçılardan bahsediyor. Daha büyük ve yıkıcı deprem olabileceğini söyleyip duruyorlar. Artçılar...
07.03.2023 21:30
Sadece Cumhurbaşkanı adayına kilitlenen siyaset için yorumlar kapalı
0
(28 Şubat 2022, ağabeyim Sadi Somuncuoğlu’na İlahî emrin tebliği edildiği gün. Gideli bir yıl oldu. Bu hafta onu yazmak, anmak ve anlatmak vardı. Ama o da olsa yaşadığımız olağanüstü durumu yazardı. Ben de öyle yaptım. Hayatını adadığı Türk Milleti ve Türk dünyası için yazmak aynı zamanda onun izinden gitmek demekti....
28.02.2023 21:30
Depremin altında kalan kim? | Hakan Paksoy Yazdı için yorumlar kapalı
0
İnsanlar… Türk Milleti’nin yiğitleri Türkiye’nin dört bir yanından yardım yağıyordu. Bir akşam yetişkin birisi yanıma yaklaştı. Sinop’tan yardıma gelmişlerdi. Erol Bey; eşi, kızı ve arkadaşlarıyla yükleyebildikleri kadar malzemeyi getirdiklerini söyledi. Köylere dağıtmışlar ancak iki aileye malzeme kalmayınca getireceklerine söz vermişlerdi. Onlar için de bize başvurmuşlardı. Hiç ikiletmeden isteklerini fazlasıyla verdim....
Devlet göründü, rahatlama başladı Üçüncü gün (9 Şubat Perşembe) gece Kızılay bir revir çadırı kurdu. Devlet yeniden görünür gibi olmaya başlamıştı. Ama esas rahatlık ertesi gün (10 Şubat Cuma) öğleye doğru geldi. Kampın giriş kapısı önünde bir otobüsten askerlerimiz inmeye başladı. Biraz sonra başlarındaki binbaşıyla işin içine giriverdiler. Hâkî yeşil...
"Kamyonlar sadece yardım götürmüyordu. Beraberinde Türk Milleti’nin o yüce duygularını da taşıyordu. Bu emanete özen gösterilmeliydi. Gösterdik ve başardık..."
Başlıktaki bu ifade bana ait değil. Emre Hoca ayağa kalkarken: “Şu enkazdan bir ses gelmiş. Varıp iki taş atıp geleyim” diyordu. Duyduğumda derinden etkilendim. Aslında sıradan ama deprem bölgesindeyken ve gece yarısına doğru soluklanmak üzere biraz oturduğunuzda duyunca etkisi yıldırım çarpmış gibi oluyor. Sadece küçük bir izin için ağızdan çıkan...
Gündemin karmaşası içinde önemli bir konu gözlerden uzakta ısıtılmaya çalışılıyor. Ülkenin başkentinde ve çeşitli şehirlerinde toplantılar yapılıyor. Sorunlar başlığıyla açılan bu toplantılar, hilafet çağrısıyla devam ediyor. Şu an seçim gündeminin baskısı olmasa daha çok duyulacağı bir gerçek. Peki, hilafetle sorunların çözümü mümkün mü işte o bir hayâl. Sadece hilafet meselesi...
“Her neslin bir görevi var!”Bu söz Gaspıralı İsmail Bey’in. Devamında: Herkes kendi görevini yapmalı da demiş. Baba oğulun, dede torunun yapması gerekeni yapmamalı anlamında kullanmış. O dönemin Türkleri görevlerini yaptılar. Çok büyük zorluklar içinde, ağır şartlarda fedakârlıklar yaparak devlet, millet ve vatan için çalıştılar. Siyasi şartlar tıpkı bugünkü gibiydi. İstibdat,...
Türk milleti yeni yıla yürekleri yakan bir cinayetle girdi. Doç. Dr. Sinan Ateş menfur bir cinayete kurban oldu. Ardında iki küçük kızı ve acılı bir eş bıraktı. Çocukların baba gitme deyişi, annesinin ağıtı ve babasının vakur duruşu da gören herkese derinden bir of çektirdi. Giden sadece Sinan değildi. Ülkücü hareket...
Bu hafta canım hiç yazmak istemiyordu. Elim klavyeye gitti gitti geldi. Kafam bunlu, gönlüm darlık içindeydi. Tâ ki Ali Babacan’ın açıklamasını duyana, söylediklerini okuyana kadar. Babacan ve Babacan gibi Türk millî kimliğine hasım olanlar konuşmaktan usanmadı. Ama bilsinler ki biz de yazmaktan, söylemekten usanmayız. Zaten usanırsak korkulmalı. Sabrımız bitmiş ve...
03.01.2023 21:30
Deva Partisi, Millet İttifakı ve Türk Milleti! için yorumlar kapalı
118

















