Kemalat | İlker Güven Yazdı

Kemalat | İlker Güven Yazdı
Yayınlama: 21.02.2023 18:54
Düzenleme: 21.02.2023 18:59
A+
A-

Kemalat,bilgi ve ahlak güzelliği olarak olgun kişi,iyilik,mükemmellik ve iyi,güzel huy anlamları taşır.Ayrıca terbiye ve edep anlamında da kullanılmaktadır.Kemalata ermek,bir şeyin tam olması,en iyi duruma gelmesi,en olgun ve yetişkin döneminde olmak anlamını taşır.Yani bir şey,en olgun ve yetişkin dönemde ise,Kemalata ermiş demektir.Tasavvufi olarak Kemal,olgunluk,erginlik anlamındadır.Kemalat ise,olgunlaşmanın sonucu olan mükemmellik anlamında kullanılır.Ehil için Kemalat,Sufinin Fıtratı gereği bağlı olduğu Meşrep yani,yaradılış huyu üzerinden Hakk’a vuslat sonucu,bulduğu Ahlak durumudur.
Kemalat,hiç bir ibadet ile kazanılamaz.Ancak Allah’ın vasıfları bir kulda tecelli ederse işte,Kemalat budur.Gazali’nin İslam dünyasındaki etkisi çok güçlü ve kalıcı olmuştur.Gazali Güzel ile Kemalat arasında bir köprü kurmuştur.Bu nedenle,sadece İslam dünyasında değil,Batı dünyasında da,dikkatleri üzerine çekmiştir.Gazali Kemalata ulaşmanın,Güzel kavramını anlamak ve idrak etmekten geçtiğini savunur. İslam düşüncesinin önemli bir kolu olan İslam Felsefesi,Antik Yunan’a dayanmaktadır.Bu nedenle Yunan Filozoflarının Güzel kavramını nasıl ele aldıklarına bakmak gerekir.Platon,Güzellik ve Sanat anlayışında,
Sokrates’in etkisinde kalmıştır.Sokrates,güzel kavramının kişiden kişiye,duruma,nesneye ve ölçüye göre değişime uğramaması gerektiğini savunur.Platon’un da bu nedenle,çalışmalarında güzelin metafiziksel olarak ele almasına temel oluşturmuştur.Platon Şölen adlı eserinde,Güzeli,doğumsuz,ölümsüz,artmaz,eksilmez,ebedi ve ezeli olarak tanımlar.
Bütün diğer güzelliklerin ondan pay alırken,O (Tanrı), kendinde var olan,kendinin nedeni ve kendisiyle bir örnektir diye açıklar. Aristoteles’e göre Güzelin özellikleri,düzen, simetrik oran ve belli sınırları,her yerde,doğada ve toplumda tertiplenmiş olarak bulunur.
Plotinus Dokuzlar adlı eserinde Metafizik olarak Güzeli,Bir (Tanrı),ezeli,ebedi,bölünmez,yetkinlik ve bütünlük sahibidir diye tanımlar.İbni Sina da,Güzelliği,Allah’ın niteliklerinden birisi olarak ifade etmiştir.İslam düşüncesinde de,iyi güzelsiz,güzel de iyisiz olmaz.Nitekim,İslami estetik anlayışında Güzel, sadece göze ve duygusal hususlara hitap eden bir şey değildir.Tutumlar,davranışlar,herhangi bir duygu ve düşünce de,güzel olarak değerlendirilir. Gazali’nin Güzel anlayışına göre,kişi güzel ve iyiye ulaşarak,yaşamında ve ahlakında bir Kemalat elde etmektedir.Bu Kemalat kişiyi doğruya ulaştırdığı için,Müstakim yani doğru ve hatasız bir yolda devamlı yürütür.İşte bu yürüyüş onun Kamil,Güzel ve İyi olmasına aracı olmuştur.Artık Allah’ın sıfatlarının bir arada oluştuğu bir ayna gibidir.
Gazali,insanın Allah’ın ahlakı ile ahlak kazanması onu Kamil bir varlık olma yoluna sokmuştur.Varlık olarak görülen her şeyin güzel olandan tezahür etmesi yani görünmesi nedeniyle her varlık güzeldir.İslam varlıktaki bu güzelliğin Fani yani kalıcı olmayan,
Allah’taki güzelliğin ise,Baki yani kalıcı olduğunu vurgular.Gazalinin güzel anlayışında,güzeli güzel yapan kriter,bir şeyde Kemalatın yani yetkinlik ve mükemmelliğin olmasıdır.Bir şey bulunması mümkün olan bütün Kemalatı kendinde topladığı zaman,güzelliğin zirvesine ulaşmış demektir.Bütün yetkinliği yani Kemalatı kendisinde toplayan yegane varlık da,Allah’tır.Sonuç olarak insan Fıtratı yani yaratılışı,iyi,güzel ve sevgi ile yoğrulmuştur.Bu Fıtrat insanı güzeller güzeli Allah’a götürecek tecellilerin yani ortaya çıkanların ışığında,Kemalat denizi olan Beka yani insana özgü niteliklerden sıyrılarak,sürekli Tanrısal özde kalma yurduna,Sırat-ı Müstakime yani Hakk yoluna ulaştırır.İbn Rüşd’e göre insani yetkinlikler yani Kemalat,nazari erdemler,sanatlar,ahlaki erdemler ve iradi fiiller olmak üzere dörde ayrılır.Aslında insanlığın en son hedefinin nazari erdemleri kazanmak olduğunu de vurgular.Diğer erdemlerin nazari erdemlerin gerçekleşmesi için var olduğunu belirtir.
İbn Rüşd,Devletlerin asıl önemli görevi,vatandaşları arasında erdemlerin yaygınlaşmasını sağlamak için gayret göstermesidir,diyor.Bunun için Devlet birisi Eğitim,diğeri de,zorlama olmak üzere iki olanağı vardır.Gerçekçi ve akılcı olmayı ön plana alan İbn Rüşd’e göre eğitim yöntemi esastır ancak başarı sağlanamaz ise,zorlama yoluna başvurulabilir.
Kemalata erişmiş ulu önder Gazi Mustafa Kemal,31 Aralık 1937 gecesi Dışişleri Bakanı Dr.Tevfik Rüştü Aras ile beraberken bakın neler söylemiş.?Yılbaşı gecesi Atatürk Tevfik Rüştü Aras’ı arar ve Çankaya’ya Köşke çağırır.Aras köşke gelince,Atatürk’ü salonda oturmakta ve birazda hüzünlü olduğunu görür.Atatürk Aras’a,bu akşam bir tarafa çıkmayacağım,sende suare görmekten bıkmışsındır,diyerek yılbaşını birlikte geçirme teklifinde bulunur.Tevfik Rüştü Aras,Paşanın teklifini büyük bir sevinçle kabul eder.Atatürk sonra yeni yılda Dış Politikada yapılacaklar üzerine konuşmaya başlar.Bu toplantıya daha sonra Atatürk’ün Harbiye’den arkadaşı İsmail Hakkı Kavalalı da katılır.Ülke sorunları üzerine yapılan konuşmalardan sonra,konu günlük yaşama gelir.Atatürk birden yerinden kalkar ve gardolabındaki elbiseleri ile kravatlarından bir kısmını getirerek misafir arkadaşlarına vermek ister.Bu durumda Tevfik Rüştü Aras kendini tutamayarak,Paşam mendiliniz den,potinlerinize varıncaya kadar bize vermekten hoşlanıyorsunuz.Ne olurdu bunu yeni yıl için bir ay önce düşünseydik ,der.Atatürk bunun üzerine,Doktor,bunu neden daha önce söylemedin.?diye sorar.T.R.Aras da, paşam bunu bir dahaki yıl için yapabiliriz,diye cevap verir.işte tam bu sırada Gazi öleceğini hissetmiş gibi,bakalım gelecek yıla yaşayabilecek miyim?diye biraz hüzünlü cevap verir.Bu sözü üzerine arkadaşlarının yüzlerinin düştüğünü gören Atatürk,yılbaşı gecesi acıklı şeyler düşünmeyelim ve konuşmayalım,diyerek konuyu hemen değiştirir. Atam Işıklar içinde yatsın.!!
Tanrı hepimizi akıl,erdem ve sevgiden yoksun bırakmasın.!!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Emekli Tuğamiral