Milli eğitim bakanı kaçtı. Nasıl, nasıl, nasıl; anlayamadım… Doğru, doğru okudunuz, çünkü ben yanlış bir laf etmedim. Peki, hangi bakan? Hangi ülkenin bakanı? Ne zaman? Kanıt… İnan olsun ne yalan var, ne hilaf. Fotoğraflar da mevcut, canlı yayın görüntüleri de… Tanıklar, tespitler… “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, soru(n)lardan kaçtı.” Şaka…...
Toplumsal çürüme, yüz yıllardır vatandaşın kanını emen feodalizm, bozulan ekonomik yapı, leşe dönüşen sosyolojik çürüme ve kangreleşen demografik dönüşüm bataklığından çıkış yolları arayan halkın yüreği, Narin’den gelen acı haberle inanılmaz biçimde sarsıldı, yandı. Son derece profesyonelce işlenmiş bir cinayet ve cinayet sonrası ortaya çıkan sıcak gelişmeler enine boyuna tartışılırken, ipin...
Okulun önemli işlevlerinden biri de çocuğun sosyalleşmesini sağlamaktır. Sosyalleşen birey çevresine karşı daha duyarlı olur. Toplumsal olaylara karşı daha hassaslaşır. Kendini iyi ifade eder. Sorar, araştırır, sorgular, paylaşır, eleştirir, önerir, değerlendirir ve kendini geliştirir, yeniler. Ezberden kurtulur, dostluğa değer verir. Çocuğun sosyalleşmesine katkı yapan bir çalışma vardı okullarda. “İzcilik!” İzcilik...
11.09.2024 21:34
Milli Eğitim Bakanına açık çağrı – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
19
İki gün sonra okullar açılacak. Çok yakından biliyorum ki, iki gün sonra okullar hakikaten sorunlu açılacak. Biliniz ki, bu cümleyi sırf muhalefet olsun diye yazmadım. Dini motiflerle örülü Türkiye yüzyılı maarif modelinin hayat bulacağı yeni eğitim öğretim yılına malesef hayırlı uğurlu olsun diyemiyorum. Çünkü bu model ülkeyi ortaçağ karanlığına götürecek...
07.09.2024 20:56
Milli eğitimin üç önemli meselesi – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
0
Türk siyasetinin yakın tarihinde kullanılan, tarihe geçen bir kavram vardı: “Gıcıklık…” Dönemin muhalefet partisinin bir lideri gazi meclisin kürsüsünden “gıcıklık olsun diye” dedi mi, dedi. Eee! Galiba o lider, altılı masaya gıcıklık olsun diye oturmuştu. O masaya kumar masası diyerek aniden gıcıklık olsun diye kalktı. Sonra kumar masası dediği masaya...
Gün geçmiyor ki cinayet haberi okumayalım, izlemeyelim. Özellikle aile içi cinayet haberleri… Sonra komşu cinayetleri… Arkasından trafikte işlenen cinayetler… Dahası sınır kavgası, miras paylaşımı, çocuk tartışması sonucu meydana gelen cinayetler… Ve süpürgeye soğuk geçti… Rutin! Her gece üç, beş, on ayrı yerde üç, beş, on canın hayattan koparılışı. Neden? 1....
Bugün izledim. Neyi? Lafı dolandırmadan başlayalım. Peki… Gazeteci soruyor. Maddenin üç hali nedir? Muhatap(lar)dan cevap… Madde de ne ki? Gazeteci devam ediyor. Hani ilkokulda öğretilen madde… Muhatap şaşkın. Cevap hazır gibi ama, galiba korku hakim. Madde. Hap mı? Belki… Esrar… Nasıl? Başka… Yasaklı şey… Olabilir mi…? Olabilir de, olmayabilir de… ...
Okulların açılmasına şunun şurasında iki hafta kaldı. Veliler iki konuda çok rahatsız olduğu için emekli de olsam öğretmen, üstüne üstlük bir eski okul müdürü olduğumdan dolayı telefon üstüne telefon ediyor. Aralarında uzun yıllar çalıştığım için arayan veliler genellikle varoşların gariban sakinleri. Bu iki konunun birincisi onlarca diyalog üzerinden birisiyle şöyle...
25.08.2024 22:25
Halk Garip Cansız, MEB Cesur Gözükara – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
27
22 Ağustos 2024 Perşembe günü 32640 sayılı resmi gazetede bir yönetmelik yayımlandı. Yönetmeliğin adı, “İŞLENMEYEN TARIM ARAZİLERİNİN TARIMSAL AMAÇLI KİRAYA VERİLMESİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK”. Adından da anlaşılacağı gibi konu tarım. İçeriği iki yıl üst üste ekilmeyen tarlaların tarımsal amaçlı kiraya verilmesi. Birinci muhatap tarlasını ek(e)meyen çiftçi. İkinci muhatap etkil(e)meyen tarlayı kiralayacak...
24.08.2024 18:18
Tabuta çakılan son çivi: ” İşlenmeyen arazilerin kiraya verilmesi” – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
0
Başlangıç için doğru soru şu… Garp cephesinde değişen bir şey var mı? Boyalı basının satılmış kalemleri açısından çağ atlıyoruz. Hayatın kendisi açısından yok! Haydi normalleşme kapsamında yumuşasın, “göstermelik”. Esasen bazen ucundan kıyısından ecicik var, bazen uzaktan da yok, yakından da… Neden? Sadece ağaçların, ormanların, hayvanların, börtü böceğin değil yurtsever her...
19.08.2024 21:23
Geliyor Mansur Baba ile gelmekte olan gerisi yalan dolan – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
17
Dağ görkemlidir. Aşılması güç, bakınca bile insanın dizinin bağını çözen muhteşem bir coğrafi oluşumdur. Karlıdır başı. Üzerine binlerce türkü yazılmıştır. Aşktır dağ, hasret, gurbet… Uğruna kurbanlar kesilir, güzel günler beklentisiyle yamacındaki ardıç ağacına çaputlar bağlanır. Kar, boran, fırtına, şıvgın, dolu, sulu sepken… Vuslata ermek isteyenler için çiledir, sevdayı andıran uğraşı....
13.08.2024 22:10
Görünen Dağın Başına Mansur Yavaş çıkar(sa)… – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
86
Sayın Milli Eği(ti)m Bakanı, Mesleğimin kırkıncı yılındayım. Onlarca milli eğitim bakanı gördüm, tanıdım. Sayın deseniz Vehbi Dinçerler, Hüseyin Çelik ve zat-ı aliniz dışında inan olsun sayamam. Niçin? 12 Eylül faşist askeri darbesinin sonunda göreve gelen ve mesleğimin ilk yıllarında bakanlık yapan Vehbi Dinçerler “takunya” ve “yasak” demekti. O yıllarda öğretmenler...
10.08.2024 23:22
Sayın Milli Eği(ti)m Bakanı İstifa(de) Etmelisiniz…. – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
0
Sütten ağzım yanınca yoğurdu üfleyerek yiyorum. Bugün başıma bir olay geldi. Siz sormadan, ben anlatayım. Geçmişte bir iki sefer kredi kartından dolayı fena halde sıkıntı yaşadım. Sonra kredi kartı kullanmamaya karar verdim. Ancak motorlu taşıtlar vergisi, trafik sigortası gibi zorunlu ödemeler için bankaların çıkardığı sorun üzerine limiti bugünkü maaşımın altmışta...
Nereden çağrışım yaptı bilmiyorum ama -matik eki kafama takıldı. -matik ile biten eylemler veya -matik ekini sırtında taşıyan sözcükler hayatımızın ne kadarını, ne kadar etkiliyor diye düşündüm durdum. Bu sözcükler beni dönek koyun* misali yarı çapı yarım metre olan fasit daire** içine hapsetti. Derledim ben de… Ortaya geniş yelpazeli şu...
Silahsız soy(g)un olur mu, demeyin. Olur olur, hem de bal gibi… O zaman bıçak girer devreye. Hani cahilim ya, yanlış anlattım galiba ya da anlatamadım. Bu soy(g)un farklı. Silah yok, bıçak yok, kan yok, kanlı yok. Aşk da… Bu soy(g)un sessiz, bu soy(g)un sensiz. Sakin! Kendiliğinden, sokak ağzı ile tıkır...
Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde (!) iki kere iki dört (y)etmez. Doğru… Neden? Bakın bakın ne diyor Demirel: “MİT, Afrika’daki Lulu kabilesi ile Zulu kabilesi arasındaki savaşı bildirir ama ihtilal olacağını bağlı olduğu başbakana bildirmez. Gördünüz mü iki kere iki bazen sıfır, bazen beş, altı; nadiren dört, genellikle dert ediyor(muş)....
27.07.2024 22:21
İki kere iki dört mü, dert mi öğretmenim? – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
27
Senden şikayetçiyim. Neden? 22 yıldır ülkenin tüm kaynaklarını yedin, yudun, sattın, tükettin. İktidara geldiğin 2002 yılında dolar 1.5 TL idi. Şimdi 33 TL. İktidara geldiğin 2002 yılında 1 litre mazot 1.48 TL idi. Şimdi 45 TL. Ey cehape, galiba farkında değilsin ama, üzerinde çok kul hakkı var. Neden? Örneğin, halkı...
Başlıkta yer alan hesap, devleti bazen açıktan, genellikle şifreli mesajlarla gizli kapaklı yöneten MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı anlaşılması oldukça güç, kafa karıştıran hesaplardan farklı bir hesap. Bu hesap TÜİK denilen kurumun yaptığı, hepimizi yakından ilgilendirip canımızı yakan, kavuran hesaptan da çok farklı bir hesap. Bu hesap siyasetin...
22.07.2024 20:20
Bu hesap başka hesap: “1+5+3” – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
1

















