Bir Türkiye özlüyorum, nasıl bir Türkiye özlüyorum? Elbette mutlu insanların yaşadığı bir Türkiye sizin gibi benim de en büyük hasletim. Bu hasletin hayata geçmesi için öncelikle çocukların gülebilmesi, iyi bir eğitim alması, yeterli ve dengeli beslenmesi, bireysel farklılıkların dikkate alınarak imkan ve fırsat eşitliğinden eşit düzeyde yararlanması gerekir değil mi?...
Ben insanım. Ben eserleriyle yaşayan insan. Ben iyinin, güzelin, doğrunun yetiştirdiği canım. Sevgiye ışık, sevgiye aşık özgürlüğüm, hak, hukuk, adalet… Ben üreten köylü, ben alın terinden başka ekmek yemeyen doğruluğum. Üzümüm, incir, pamuk, zeytin, nar; benim sol yanımda barış diye atan çatal bir yürek var. Ben tezgahım Nazlı Bibi’nin ilmek...
Yıl 1979. Emperyalist güçlerin yerli işbirlikçilerle birlikte CIA, KGB, MOSSAD, Kontrgerilla gibi emelleri apaçık ortada olan istihbarat ve faili meçhul yanlarıyla öne çıkan örgütleri yanlarına alıp ülkeyi kan gölüne dönüştürdüğü günler. Lise ikinci sınıf öğrencisi iken okulu yarıda bırakıp çaresiz köye döndüm. Köye döndüm çünkü o günkü koşullar içinde ya...
Ortadoğu’da üçüncü dünya savaşı çıkacak, İsrail ülkemize saldıracak, nihayi hedef Türkiye, önlem almalıyız, dünya liderimiz başımızda olmazsa seyret dünyayı eylem ve söylemleri bu günlerde bile isteye yine yeniden donanıma sokuldu. Ağzı olan kaba poyrazdan konuşuyor. Ben de komik olduğu kadar, saçma, saçma olduğu kadar korkunç, korkunç olduğu kadar siyasi, üstelik...
17.10.2024 21:20
Ço(cu)k korkutanlardan korkulur mu? – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Şu günlerde kim ne düşünürse düşünsün, kim ne söylerse söylesin, kim kendini nasıl kandırırsa kandırsın insanımızın iki önemli sorunu var. 1. Açlık 2. Güvenlik Bunu bir anlamda “GÜVENLİ AÇLIK” diye tanımlamak mümkün. Açalım. İnsan var olduğu günden bu yana iki değişmez ihtiyacıyla mücadele etmiştir. Açlık ve Güvenlik. Diğer ihtiyaçlar “aç...
Başlıkta yer alan iddialı tespit meteorolojik verilere dayanmıyor. Üstelik kafadan uydurulmuş, altı boş bir sav da değil. Önümüzdeki kış ekonomik anlamda zaten sert geçecek geçmesine de bizim Angaralının deyimiyle asıl “gar, gış, gıyamet” siyaset sahnesinde yaşanacak. Bu yargıya ulaşmamızın nedeni geçen hafta meclisin açılış sürecindeki yaşadıklarımız. Peki, ne yaşandı geçen...
06.10.2024 20:30
Kesin bilgi: “Bu kış çok sert geçecek!” – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Meclisin hali pür mealini seksenli yıllarda lise öğrencisi iken, menfur ve karanlık bir cinayete kurban giden cesur gazeteci, araştırmacı yazar, ülkemizin yüz akı rahmetli Uğur Mumcu’nun “Söz Meclisten İçeri” isimli kitabından öğrenmiştim. O kitapta Uğur Mumcu, meclis tutanaklarını incelemiş milletvekillerinin birbirlerine yaptıkları sataşmaları, yine birbirilerine attıkları iğrenç lafları yazmıştı. Ağza...
02.10.2024 21:03
Siyaset temiz mi ki, okullar temiz olsun – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Yıllarca sandık ki, demokrasi sandıkta tecelli eder. Meğer sandığımızla kalmışız. Öyle olsaydı batmış, bitmiş ekonomiye, açlığa rağmen, kullanılan OY realiteyle çelişir miydi? Gerçi mühürsüz oy pusulasının, isteği sonucu veren bilişim teknolojisinin etkin olduğu sistemde konuyu tartışmak ne kadar doğru bilmiyorum ama, yine de; “Sandık, ah sandık!”. Yatağa aç girenler oy...
Devlet denilen organizasyonun hedeflerini hükümet denilen yapılar gerçekleştirir. Hükümet ise yurttaşın canını, namusunu, malını korumak için görev yapar. Bu görevi elbette güvenlik güçleri aracılığıyla gerçekleşir. Öyleyse şeytan kulağına kurşun diyerek soralım… Ey benim, yedi düvele kafa tutarak kurtuluş savaşından başarıyla çıkmış halkım, canın güvende mi? Ey benim, ekmeğini taştan çıkaran...
Milli eğitim bakanı kaçtı. Nasıl, nasıl, nasıl; anlayamadım… Doğru, doğru okudunuz, çünkü ben yanlış bir laf etmedim. Peki, hangi bakan? Hangi ülkenin bakanı? Ne zaman? Kanıt… İnan olsun ne yalan var, ne hilaf. Fotoğraflar da mevcut, canlı yayın görüntüleri de… Tanıklar, tespitler… “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, soru(n)lardan kaçtı.” Şaka…...
Toplumsal çürüme, yüz yıllardır vatandaşın kanını emen feodalizm, bozulan ekonomik yapı, leşe dönüşen sosyolojik çürüme ve kangreleşen demografik dönüşüm bataklığından çıkış yolları arayan halkın yüreği, Narin’den gelen acı haberle inanılmaz biçimde sarsıldı, yandı. Son derece profesyonelce işlenmiş bir cinayet ve cinayet sonrası ortaya çıkan sıcak gelişmeler enine boyuna tartışılırken, ipin...
Okulun önemli işlevlerinden biri de çocuğun sosyalleşmesini sağlamaktır. Sosyalleşen birey çevresine karşı daha duyarlı olur. Toplumsal olaylara karşı daha hassaslaşır. Kendini iyi ifade eder. Sorar, araştırır, sorgular, paylaşır, eleştirir, önerir, değerlendirir ve kendini geliştirir, yeniler. Ezberden kurtulur, dostluğa değer verir. Çocuğun sosyalleşmesine katkı yapan bir çalışma vardı okullarda. “İzcilik!” İzcilik...
11.09.2024 21:34
Milli Eğitim Bakanına açık çağrı – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
İki gün sonra okullar açılacak. Çok yakından biliyorum ki, iki gün sonra okullar hakikaten sorunlu açılacak. Biliniz ki, bu cümleyi sırf muhalefet olsun diye yazmadım. Dini motiflerle örülü Türkiye yüzyılı maarif modelinin hayat bulacağı yeni eğitim öğretim yılına malesef hayırlı uğurlu olsun diyemiyorum. Çünkü bu model ülkeyi ortaçağ karanlığına götürecek...
07.09.2024 20:56
Milli eğitimin üç önemli meselesi – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Türk siyasetinin yakın tarihinde kullanılan, tarihe geçen bir kavram vardı: “Gıcıklık…” Dönemin muhalefet partisinin bir lideri gazi meclisin kürsüsünden “gıcıklık olsun diye” dedi mi, dedi. Eee! Galiba o lider, altılı masaya gıcıklık olsun diye oturmuştu. O masaya kumar masası diyerek aniden gıcıklık olsun diye kalktı. Sonra kumar masası dediği masaya...
Gün geçmiyor ki cinayet haberi okumayalım, izlemeyelim. Özellikle aile içi cinayet haberleri… Sonra komşu cinayetleri… Arkasından trafikte işlenen cinayetler… Dahası sınır kavgası, miras paylaşımı, çocuk tartışması sonucu meydana gelen cinayetler… Ve süpürgeye soğuk geçti… Rutin! Her gece üç, beş, on ayrı yerde üç, beş, on canın hayattan koparılışı. Neden? 1....
Bugün izledim. Neyi? Lafı dolandırmadan başlayalım. Peki… Gazeteci soruyor. Maddenin üç hali nedir? Muhatap(lar)dan cevap… Madde de ne ki? Gazeteci devam ediyor. Hani ilkokulda öğretilen madde… Muhatap şaşkın. Cevap hazır gibi ama, galiba korku hakim. Madde. Hap mı? Belki… Esrar… Nasıl? Başka… Yasaklı şey… Olabilir mi…? Olabilir de, olmayabilir de… ...
Okulların açılmasına şunun şurasında iki hafta kaldı. Veliler iki konuda çok rahatsız olduğu için emekli de olsam öğretmen, üstüne üstlük bir eski okul müdürü olduğumdan dolayı telefon üstüne telefon ediyor. Aralarında uzun yıllar çalıştığım için arayan veliler genellikle varoşların gariban sakinleri. Bu iki konunun birincisi onlarca diyalog üzerinden birisiyle şöyle...
25.08.2024 22:25
Halk Garip Cansız, MEB Cesur Gözükara – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
22 Ağustos 2024 Perşembe günü 32640 sayılı resmi gazetede bir yönetmelik yayımlandı. Yönetmeliğin adı, “İŞLENMEYEN TARIM ARAZİLERİNİN TARIMSAL AMAÇLI KİRAYA VERİLMESİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK”. Adından da anlaşılacağı gibi konu tarım. İçeriği iki yıl üst üste ekilmeyen tarlaların tarımsal amaçlı kiraya verilmesi. Birinci muhatap tarlasını ek(e)meyen çiftçi. İkinci muhatap etkil(e)meyen tarlayı kiralayacak...
24.08.2024 18:18
Tabuta çakılan son çivi: ” İşlenmeyen arazilerin kiraya verilmesi” – Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı

















