Tarihi seçime yirmi sekiz gün kala yol ayrımındayız. Bu yol çatal, çetrefilli… Çatalın biri bizi millete götürüyor. Burada bahar var, çiçek var. Barış var, dostluk, hoş görü, bereket var, bolluk var. Temiz bir dilin hâkim olduğu bu yolda plan var, program var. Akıl var, bilim var. Yol tertemiz. Samimi, bizi...
Türkiye’nin kader seçimine bir ay kaldı. Bu seçim kader seçimi çünkü seçmen hararetle değişim istiyor ve bunda hiç olmadığı kadar kararlı. Neden? Ekonomi alt üst. Alım gücü günden güne düşüyor. Varsa eğer cebinizdeki paranın değeri her an eksiliyor. Altın, döviz onca arka kapı satışı ve diğer müdahalelere, Ortadoğu’dan bavul bavul...
Uzunca bir süredir bankalara kredi ödüyorum. Geriye dönüp baktığımda sözün sahibi “Cahit Sıtkı”ya rahmet dileyerek söyleyeyim ki, tamı tamına otuz beş koca yıl olmuş. Kimi zaman ihtiyaç, kimi zaman tüketici, bir sefer konut kredisi… Hep borç, hep borç. Bir kaç gün önce evde dinlenirken hesap kitap yaptım. Bankalara iki ayrı...
04.04.2023 13:42
OYUN içinde OY’un olmasın! | Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
2
Her ne kadar günümüzde elektronik posta denilse de MEKTUP edebiyatın çok önemli yazılı metni, edebi bir türüdür. Çünkü mektup yazıldığı / yaşandığı döneme ışık tutan çok önemli bir belgedir, geleceğe ufuk açan geniş bir penceredir. Her şeyden önce samimiyet içerir. Bu gerçeklikten yola çıkarak açık mektubumu dünün ve günümüzün Milli...
Benim de yıllardır alışkanlıklarım, tutkularım vardır. Örneğin resmi gazeteyi okumadan yatmamaya özen gösteririm. Kazara görmeden, okumadan uyumuşsam sabah yataktan kalkmadan gözlerimi ovalaya ovalaya o gazeteyi okur, sonra yerimden doğruluğum. İlk işim çayı ocağa sürmektir. Sonra yazılarını keyifle okuduğum yazarları ziyaret ederim. Bunları okumak için beş buçuk gibi ayakta olurum. Yazar...
Kalmadı sevginin, saygının izi Bölündük ikiye böldüler bizi Ya bendensin ya da diyerek sizi Olmayan kafaya takıyor dostlar. Bol sıfırlı aylık alan alana “Kader!” derler aç, perişan olana Öfkelenip çare, derman bulana Almaz almaz kızgın bakıyor dostlar. Ağızlar kurudu, boğazlar çöle Döndü medyaları havuza, göle İş paraya, pula gelince hele...
Sıcak çorbam fokur fokur kaynadı. Ocakta demli çay. Kaşığı ağzıma götürdüğüm an yutkunamıyorum. Çay dolu bardak elime yapışıyor. İki gündür benim de gözüme uyku girmiyor. Nefes almak ne mümkün! Ülkenin yıkılan doğusu gözümün önünden gelip geçiyor. Enkaz altındaki canların çaresizliği sizin gibi benim de huzurumu kaçırıyor. Kar üstünde yakınlarından gelecek...
Yarı yıl tatili de bitti. Yarın ders başı. Ancak öğretmenler hiç olmadığı kadar kırgın, demokratik okul iklimi mefta, MEB dünden daha sıkıntılı. Neden? Yanıt, “öğretmen” kavramı üzerinden… Bakınız MEB, kutsal öğretmen kavramının önüne hangi değersiz sıfatları getirerek çalışma barışını nasıl bozdu? Amir öğretmen, ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen, öğretmen, uzman öğretmen,...
Çocuklar karne aldı, yarıyıl tatili başladı. Karne alanlar kadar aileler de sevinçli. Ya MEB, ya MEB’in kar(n)esi! Temel dersler Türkçe, “SIFIR”. Sözcükler kayıp, dizeler yoksul, satırlar sürgün…. Matematik, “SIFIR”. Kafamız gibi, rakamlar da karma karışık. Yabancı dil, “SIFIR”. Dan lö jarden gezerken jösvi düştü sırt üstü. Tarih, “SIFIR”. Köklerimizden koptuk....
“Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.” Atatürk Hani duyarlı / duyarsız hemen herkes der ya, “hayatım bir büyük roman”dır. Elli dokuz yıllık ömür neler gördü bu hayatta, neler yaşadı neler! Sözü uzatmadan çalışan çalışmayan üzerinden yürüyüp roman filan yazmadan geçelim konumuza… Çalışan hata yapar, çalışmayan dedikodu!...
Bir gerçek var bir gerçeği anlatan Yalancıdan, yalakadan uzak dur. Çok konuşup mazlumları aldatan Yalancıdan, yalakadan uzak dur. ***** Akortu olmayan kemandan, sazdan Korkan kırmızıdan, siyah, beyazdan Tacizciden, ukaladan, yobazdan Yalancıdan, yalakadan uzak dur. ***** Utanmadan masum halkı kandıran Gelmiş geçmiş zalimleri andıran Ekmeğini yağa, bala bandıran Yalancıdan, yalakadan uzak...
Kışın başlangıcıyla birlikte Anadolu boşalıyor. Köylerimizde bacalar birer ikişer öksüz / yetim kalmaya başladı. Kapılar kilitli, avlular boş, okullar kapalı, köy meydanları suyu çekilmiş değirmen gibi, horul horul akan köy çeşmelerine kuşlar bile konmuyor. Acı!… Doğal olarak, iyi de bu bilenen bir gerçek, neden “KÖYLER HARAÇ MEZAT SATILIYOR!” dediğinizi anlamadık...
Okul müdürü olarak çalışırken en önemli hayallerimden biri de AB projelerinden yararlanarak yurt dışına çıkıp oralardaki eğitim sistemini incelemek, karşılaştırmalar yapmak, edindiğim iyi örnekleri çalıştığım varoş okullarına taşımaktı. 2016 yılında bu hayalim gerçek oldu. Beş ülkeyi kapsayan projeyi uyguladıktan sonra izlenimlerimi 185 sayfalık bir kitapla ölümsüzleştirmiştim. O kitabın esas olarak...
Bizzat milli eğitim bakanlığı, milli eğitim bakanlığını bir kere daha tuş etti, rencide etti, rezil etti, zaten uzun süredir olmayan itibarını bir kere daha yerle yeksan etti. Bizzat bu bakanlık onlarca yıldır sergilediği “ben bakanım asla gören olmadım, ol(a)mam” tavrını inatla ve ısrarla devam ettirmeyi tercih etti. Milli eğitim bakanlığı...
Yüz yaşına ramak kala güzel Türkiye’mi genç, dinamik, iletişimi güçlü, iyi eğitim almış, yıpranmamış, halk tipi, ata ve/veya bisiklete binebilen, alış verişini kendi yapan, varsa kendi evinde, yoksa halkın içinde oturmayı tercih eden, çevreci, doğayı savunan, koruyan, hayvan haklarına duyarlı, ekip çalışmasına yatkın, ortak aklı öncelleyen, demokratik, laik, cumhuriyet değerlerine...
14.11.2022 21:00
Türkiye’yi güvenilir, genç bir kadın yönetse… | Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
1
Bu yazıyı kaleme almak için Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını özellikle bekledim. 99. yılında Cumhuriyet coşkusu milyonların katılımıyla, azimle, kararlılıkla kutlandı. Şimdi 100. yıla koşar adım ilerliyoruz. Nice yüzyıllara, kutlu olsun. Cumhuriyet bayramına cumhuriyetin sunduğu imkanlarla milletvekili olmuş, bakan olmuş bir hatsizin, “Maalesef bir kültür devrimi olarak cumhuriyet bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi,...
Hemen herkes meliyor Cüzdanları deliyor Üstümüze geliyor Kârâ kâr katan dolar Kimin cebine dolar? Fakire saç yolduran Keseleri dolduran Benizleri solduran Kârâ kâr katan dolar Kimin cebine dolar? Bir liraydın daha dün Yine zamlandın bugün Sen de şöhret, sen de ün Kârâ kâr katan dolar Kimin cebine dolar? Sıkıntı var...
“Sen benim kütüğümü yuvarla, ben de seninkini…” Seneca Atatürk’ün Büyük Türk milletine armağan ettiği, 99. yılını coşkuyla kutlayacağımız cumhuriyetimizin bayramı geliyor. Kutlu olsun! Giriş cümlesine takılmayın lütfen. 29 Ekim 1923’e dönüp geçmişi irdeleme, geçmişe övgü, geçmişle hesaplaşma niyetinde değilim. Hele hele sorumluluğum olmadığı için helalleşme gibi altı boş söylemlerle işim...
17.10.2022 13:04
Demokrasi için seçim, sağlıklı seçim için ön seçim için yorumlar kapalı
0

















