Bilen bilmeyene söylesin: “Milli Eğitim Bakanlığında öğretmenler iki yapıda istihdam edilir.” 1) Devlette çalışan kadrolu, sözleşmeli, vekil, geçici, ücretli öğretmenler. Bunların düzü vardır, uzmanı vardır, başöğretmeni vardır. Ödüllüsü vardır, torpillisi vardır, meşhur 76. Maddeyle yer değiştireni vardır. Çakılı kadroda yer alıp günlük onlarca, yüzlerce kilometre görev yerine gelip gideni vardır....
28.07.2023 23:01
MEB’in özel ama üvey öğretmenleri | Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Devlet, kendi eliyle bir büyük vergi gelirinden vazgeçip bütçe açığını hepimizin sırtına yüklüyor. Nasıl? 1) Devletin bir paket sigaradan aldığı vergi oranı %82. Yani 100 liraya aldığınız sigaranın 82 lirası vergi. Güzellll… 2) Sigara fiyatları çok yüksek olduğu için, üç büyük sigara firmasının verilerine göre ülkemize bir günde 4 milyon...
Dünyanın her yerinde toplumsal yaşamı etkileyen ve yönlendiren unsurların en başında demokratik kitle örgütleri onun da en önünde sendikalar yer alır. Neden? Çünkü sendikalar bir zamanlar örneğin TÖS’ün, DİSK’in, KESK’in yaptığı gibi bir yandan üyelerinin mevcut özlük haklarını korumak ve geliştirmek için mücadele ederken öte yandan demokrasi, insan hakları, barış,...
22.07.2023 22:32
Sendika da neymiş: “Parayı veren düdüğü çalıyor.” | Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Kimi anne karnına düşüp ölüme kadar geçen zaman dilimine hayat derken, kimi aynı süreye dünya sürgünü diyor. Doğru hayatımızın / dünya sürgününün şahsımız, ailemiz, içinde bulunduğumuz toplum açısından nasıl geçtiğini, nasıl geçeceğini belirleyen iç ve dış dinamikler var. Akıl, bilim, doğal olaylar, başkalarının tercihleri, aile yapımız, işimiz, arkadaşlıklar, kayıtsız koşulsuz...
16.07.2023 15:22
Hayat(ımız) pahalı mı, ucuz mu? | Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Seçimlerin üzerinden iki ay geçmesine rağmen bir seçim değerlendirmesi yapmadım. Önüne gelen konuştu, konuşuyor çünkü. Ben de biliyorum ki, ortalık allak bullak, ortalık toz duman. Sonuçlardan kimse memnun değil. Ne seçimlerin galibi AKPARTİ mutlu ne de seçimleri kaybeden CHP mutsuz! Ne cumhur ittifakı ayakta ne millet ittifakı ne diğer bileşenler…...
Her ne kadar günümüzde elektronik posta denilse de MEKTUP edebiyatın çok önemli yazılı metni, edebi bir türüdür. Çünkü mektup yazıldığı / yaşandığı döneme ışık tutan çok önemli bir belgedir, geleceğe ufuk açan geniş bir penceredir. Her şeyden önce samimiyet içerir. Bu gerçeklikten yola çıkarak açık mektubumu dünün ve günümüzün Milli...
Hiç kuşku yok ki tarihi seçimi gençler, kadınlar, emekçiler, köylüler, kiracılar, işsizler, dezavantajlı gruplar, ezilmişler, engelliler, EYT’liler, kepenk indiren esnaflar, sürtükler, çürükler, anasını da alıp gidenler kazanacak. Seçimi halk kazanacak kazanmasına da şu örnekler çok ilginç. 1) Bir ay kadar önce içinde Z kuşağı olarak tanımlanan gençlerin de bulunduğu duyarlı...
İki soruyla başlayalım. 1. AKP seçimi kaybeder mi? 2. AKP seçimi kaybederse ne olur? Samimi AKP’li dostlar alınmasın ama 14 Mayıs seçimini AKP kaybedecek. Neden? a) Hayat inanılmaz pahalı. Vatandaşın alım gücü sıfıra yakın. Fiat kontrolü yapılamıyor. Esnaf sattığını aynı fiyattan yerine koyamıyor. Marketlere “fiyatları düşür, bir kilodan fazla et...
Şimdi emeklinin biri bankamatikten ay ortasına gelmeden bitip tükenen aylığını çekip halk otobüsüne binmiş. Onu takip eden bir tırnakçı garibimin üç kuruşunu indirmiş cebe. Emekli yurttaş otobüs parasını vermek için arka cebini yokladığında ne görsün, ara tara cüzdan yok, para yok. Otobüs tıklım tıklım, parçasına kadar terlemiş, kızarmış, bozarmış, utanmış....
Tarihi seçime yirmi sekiz gün kala yol ayrımındayız. Bu yol çatal, çetrefilli… Çatalın biri bizi millete götürüyor. Burada bahar var, çiçek var. Barış var, dostluk, hoş görü, bereket var, bolluk var. Temiz bir dilin hâkim olduğu bu yolda plan var, program var. Akıl var, bilim var. Yol tertemiz. Samimi, bizi...
Türkiye’nin kader seçimine bir ay kaldı. Bu seçim kader seçimi çünkü seçmen hararetle değişim istiyor ve bunda hiç olmadığı kadar kararlı. Neden? Ekonomi alt üst. Alım gücü günden güne düşüyor. Varsa eğer cebinizdeki paranın değeri her an eksiliyor. Altın, döviz onca arka kapı satışı ve diğer müdahalelere, Ortadoğu’dan bavul bavul...
Uzunca bir süredir bankalara kredi ödüyorum. Geriye dönüp baktığımda sözün sahibi “Cahit Sıtkı”ya rahmet dileyerek söyleyeyim ki, tamı tamına otuz beş koca yıl olmuş. Kimi zaman ihtiyaç, kimi zaman tüketici, bir sefer konut kredisi… Hep borç, hep borç. Bir kaç gün önce evde dinlenirken hesap kitap yaptım. Bankalara iki ayrı...
Her ne kadar günümüzde elektronik posta denilse de MEKTUP edebiyatın çok önemli yazılı metni, edebi bir türüdür. Çünkü mektup yazıldığı / yaşandığı döneme ışık tutan çok önemli bir belgedir, geleceğe ufuk açan geniş bir penceredir. Her şeyden önce samimiyet içerir. Bu gerçeklikten yola çıkarak açık mektubumu dünün ve günümüzün Milli...
Benim de yıllardır alışkanlıklarım, tutkularım vardır. Örneğin resmi gazeteyi okumadan yatmamaya özen gösteririm. Kazara görmeden, okumadan uyumuşsam sabah yataktan kalkmadan gözlerimi ovalaya ovalaya o gazeteyi okur, sonra yerimden doğruluğum. İlk işim çayı ocağa sürmektir. Sonra yazılarını keyifle okuduğum yazarları ziyaret ederim. Bunları okumak için beş buçuk gibi ayakta olurum. Yazar...
Kalmadı sevginin, saygının izi Bölündük ikiye böldüler bizi Ya bendensin ya da diyerek sizi Olmayan kafaya takıyor dostlar. Bol sıfırlı aylık alan alana “Kader!” derler aç, perişan olana Öfkelenip çare, derman bulana Almaz almaz kızgın bakıyor dostlar. Ağızlar kurudu, boğazlar çöle Döndü medyaları havuza, göle İş paraya, pula gelince hele...
Sıcak çorbam fokur fokur kaynadı. Ocakta demli çay. Kaşığı ağzıma götürdüğüm an yutkunamıyorum. Çay dolu bardak elime yapışıyor. İki gündür benim de gözüme uyku girmiyor. Nefes almak ne mümkün! Ülkenin yıkılan doğusu gözümün önünden gelip geçiyor. Enkaz altındaki canların çaresizliği sizin gibi benim de huzurumu kaçırıyor. Kar üstünde yakınlarından gelecek...
Yarı yıl tatili de bitti. Yarın ders başı. Ancak öğretmenler hiç olmadığı kadar kırgın, demokratik okul iklimi mefta, MEB dünden daha sıkıntılı. Neden? Yanıt, “öğretmen” kavramı üzerinden… Bakınız MEB, kutsal öğretmen kavramının önüne hangi değersiz sıfatları getirerek çalışma barışını nasıl bozdu? Amir öğretmen, ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen, öğretmen, uzman öğretmen,...
Çocuklar karne aldı, yarıyıl tatili başladı. Karne alanlar kadar aileler de sevinçli. Ya MEB, ya MEB’in kar(n)esi! Temel dersler Türkçe, “SIFIR”. Sözcükler kayıp, dizeler yoksul, satırlar sürgün…. Matematik, “SIFIR”. Kafamız gibi, rakamlar da karma karışık. Yabancı dil, “SIFIR”. Dan lö jarden gezerken jösvi düştü sırt üstü. Tarih, “SIFIR”. Köklerimizden koptuk....

















