Vakti zamanında obadan Hıdır oğlu Meğmedali askere gider. Bekardır. Bir, iki, beş, on gün derken teskere yaklaşınca mektup yazar babasına. “İlkin masıs selam ider ellerinden öperim. Malum teskere gunü geldi çattı. Allahan musadesiynen geliyom. Birez para göndersen eyi olur. Malum cekat mekat, ayakkabı mayakkabı, pantıl mantıl, koynek moynek neyim alacağam....
14.10.2023 13:40
Adı Hıdır, elinden gelen budur! | Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Anadolu insanı şöyle der: “Ne umuyon bacından, bacın da ölüyo acından.” Hem çok anlamlı hem de çok değerli. Neden? Yeni Milli Eğitim Bakanı müfredatta bir dizi değişikliğe imza attı. Bunlardan biri Açık ortaokul ve açık liseye geçiş işlemlerindeki katı tutum. Muafiyeti yok mu, var. Örneğin depremzede iseniz iş kolay. Hele...
Okullar açılırken millî eğitimi yazacaktım ama “farzdan önce farz vardır ***” tezine itibar ettiğim için bir başka alana el atmam zorunlu hale geldi. Neden? Çünkü, “kim hekim; başına gelen”… Hekim demişken konumuz sağlık. Ama ameliyat ipliği bulamayan hastane değil. Mevzu özel değil, genel genel. Bu yüzden bulun(a)mayan doktordan, hiç rastlamadığım...
23 Ağustos 2021 günü aşağıdaki bağlantıda yer alan yazıyı kaleme almıştım. Niçin? Memur ve memur emeklilerinin aylıklarında 2022 – 2023 yıllarında yapılacak artışın genel bir değerlendirmesiydi. Bugün hükümet 2024 – 2025 yılları için memur ve emeklilerinin aylıklarına yapacağı artış teklifini açıkladı. Buna göre hükümetin önerisi şöyle: “1) 2024 yılının ilk...
Ey eli nasırlı, yüzü yanık, gömleği ütüsüz, sakalı bir karış, umudu büyük, cebi boş kardeşim; çiftçim benim… Ey anadan, babadan olmasa da kaderinden yetim, ömrünü borç içinde geçiren, öğün saati karışık, gözü tok, kavgası kendisiyle olan yoldaşım; çiftçim benim… Ey toprağını ekemeyen, ekse bile mahsulünü satamayan, yüreği sıcak, suratı buz...
Şu günlerde çok canım sıkılıyor, kendimi hiç olmadığı kadar aşağılanmış hissediyorum. Çünkü emekliyim. Hoppala, nereden çıktı, nasıl yani, neden diyorsunuz…! Açalım! Malum temmuz ayı maaş artışları açıklandı. Açıklamaya göre ilk defa memurlara ve çalışanlara verilen haklardan memur emeklisi ve diğer çalışanlar yararlanamadı. Bu yüzden grev ve toplu sözleşme hakkı olmayan...
Bilen bilmeyene söylesin: “Milli Eğitim Bakanlığında öğretmenler iki yapıda istihdam edilir.” 1) Devlette çalışan kadrolu, sözleşmeli, vekil, geçici, ücretli öğretmenler. Bunların düzü vardır, uzmanı vardır, başöğretmeni vardır. Ödüllüsü vardır, torpillisi vardır, meşhur 76. Maddeyle yer değiştireni vardır. Çakılı kadroda yer alıp günlük onlarca, yüzlerce kilometre görev yerine gelip gideni vardır....
28.07.2023 23:01
MEB’in özel ama üvey öğretmenleri | Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Devlet, kendi eliyle bir büyük vergi gelirinden vazgeçip bütçe açığını hepimizin sırtına yüklüyor. Nasıl? 1) Devletin bir paket sigaradan aldığı vergi oranı %82. Yani 100 liraya aldığınız sigaranın 82 lirası vergi. Güzellll… 2) Sigara fiyatları çok yüksek olduğu için, üç büyük sigara firmasının verilerine göre ülkemize bir günde 4 milyon...
Dünyanın her yerinde toplumsal yaşamı etkileyen ve yönlendiren unsurların en başında demokratik kitle örgütleri onun da en önünde sendikalar yer alır. Neden? Çünkü sendikalar bir zamanlar örneğin TÖS’ün, DİSK’in, KESK’in yaptığı gibi bir yandan üyelerinin mevcut özlük haklarını korumak ve geliştirmek için mücadele ederken öte yandan demokrasi, insan hakları, barış,...
22.07.2023 22:32
Sendika da neymiş: “Parayı veren düdüğü çalıyor.” | Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Kimi anne karnına düşüp ölüme kadar geçen zaman dilimine hayat derken, kimi aynı süreye dünya sürgünü diyor. Doğru hayatımızın / dünya sürgününün şahsımız, ailemiz, içinde bulunduğumuz toplum açısından nasıl geçtiğini, nasıl geçeceğini belirleyen iç ve dış dinamikler var. Akıl, bilim, doğal olaylar, başkalarının tercihleri, aile yapımız, işimiz, arkadaşlıklar, kayıtsız koşulsuz...
16.07.2023 15:22
Hayat(ımız) pahalı mı, ucuz mu? | Yusuf İpekli Yazdı için yorumlar kapalı
Seçimlerin üzerinden iki ay geçmesine rağmen bir seçim değerlendirmesi yapmadım. Önüne gelen konuştu, konuşuyor çünkü. Ben de biliyorum ki, ortalık allak bullak, ortalık toz duman. Sonuçlardan kimse memnun değil. Ne seçimlerin galibi AKPARTİ mutlu ne de seçimleri kaybeden CHP mutsuz! Ne cumhur ittifakı ayakta ne millet ittifakı ne diğer bileşenler…...
Her ne kadar günümüzde elektronik posta denilse de MEKTUP edebiyatın çok önemli yazılı metni, edebi bir türüdür. Çünkü mektup yazıldığı / yaşandığı döneme ışık tutan çok önemli bir belgedir, geleceğe ufuk açan geniş bir penceredir. Her şeyden önce samimiyet içerir. Bu gerçeklikten yola çıkarak açık mektubumu dünün ve günümüzün Milli...
Hiç kuşku yok ki tarihi seçimi gençler, kadınlar, emekçiler, köylüler, kiracılar, işsizler, dezavantajlı gruplar, ezilmişler, engelliler, EYT’liler, kepenk indiren esnaflar, sürtükler, çürükler, anasını da alıp gidenler kazanacak. Seçimi halk kazanacak kazanmasına da şu örnekler çok ilginç. 1) Bir ay kadar önce içinde Z kuşağı olarak tanımlanan gençlerin de bulunduğu duyarlı...
İki soruyla başlayalım. 1. AKP seçimi kaybeder mi? 2. AKP seçimi kaybederse ne olur? Samimi AKP’li dostlar alınmasın ama 14 Mayıs seçimini AKP kaybedecek. Neden? a) Hayat inanılmaz pahalı. Vatandaşın alım gücü sıfıra yakın. Fiat kontrolü yapılamıyor. Esnaf sattığını aynı fiyattan yerine koyamıyor. Marketlere “fiyatları düşür, bir kilodan fazla et...
Şimdi emeklinin biri bankamatikten ay ortasına gelmeden bitip tükenen aylığını çekip halk otobüsüne binmiş. Onu takip eden bir tırnakçı garibimin üç kuruşunu indirmiş cebe. Emekli yurttaş otobüs parasını vermek için arka cebini yokladığında ne görsün, ara tara cüzdan yok, para yok. Otobüs tıklım tıklım, parçasına kadar terlemiş, kızarmış, bozarmış, utanmış....
Tarihi seçime yirmi sekiz gün kala yol ayrımındayız. Bu yol çatal, çetrefilli… Çatalın biri bizi millete götürüyor. Burada bahar var, çiçek var. Barış var, dostluk, hoş görü, bereket var, bolluk var. Temiz bir dilin hâkim olduğu bu yolda plan var, program var. Akıl var, bilim var. Yol tertemiz. Samimi, bizi...
Türkiye’nin kader seçimine bir ay kaldı. Bu seçim kader seçimi çünkü seçmen hararetle değişim istiyor ve bunda hiç olmadığı kadar kararlı. Neden? Ekonomi alt üst. Alım gücü günden güne düşüyor. Varsa eğer cebinizdeki paranın değeri her an eksiliyor. Altın, döviz onca arka kapı satışı ve diğer müdahalelere, Ortadoğu’dan bavul bavul...
Uzunca bir süredir bankalara kredi ödüyorum. Geriye dönüp baktığımda sözün sahibi “Cahit Sıtkı”ya rahmet dileyerek söyleyeyim ki, tamı tamına otuz beş koca yıl olmuş. Kimi zaman ihtiyaç, kimi zaman tüketici, bir sefer konut kredisi… Hep borç, hep borç. Bir kaç gün önce evde dinlenirken hesap kitap yaptım. Bankalara iki ayrı...

















